Yıllarca yuvarlandık dünya sandalında
Sevilmeden ölen kalpleri gördüm
Kaçarken şirin için tanrı dağlarında
Yetişmek için yıkan Ferhatı gördüm
Uzansa da eller günahtır diyerek
Zalimin kopardığı gülleri gördüm
Seven kalbi kırarlar Mecnun diye gülerek
Aslının yaktığı kereme döndüm
Bulut olur gözler kirpiklerde pınarlar
Sevdiği kalbe ab-ı hayat olup akarlar
Hicran-ı gönüle vuslat ile bakarlar
Nar-ı cehennemi kalbim ile söndürdüm
Yetişemez ruhlara ölenler uzakta kaldı
Zulüm eden gönüller o dünyada yanacaktı
Hani gönülde ki çiçekler toprakta uyanacaktı
Tohum olup serpilen küllere döndüm
Karanlık bulutlar çöktü güneşi sakladılar
Topraktan ayrılırken gözyaşını bıraktılar
Her şeyi yok edip denize doğru aktılar
Nuh'un gemisinde açan güllere kördüm
Günahım çok belkide tövbeler kurtarmaz
Yalvarırım tövbe için TANRI bile duymaz
Sokakta meczup gibi halim sorulmaz
Çaresiz seni kaybettiğim sokaklarda yürüdüm
Nefesim kesilir belkide vuslat uzak olunca
Kavuşsun gönlün sevdiğin kalbi bulunca
Öteler bilinmezde bu dünya bir gün durunca
Toprağın bağrında sakladığı ölüye döndüm
Ağaçlar yaprağını döker bahar son bulurken
Çocukları ne yapar Anneleri uyurken
Kalplerin çiçekleri yetişmeden kururken
Gözyaşımın biriktirdiği göllere döndüm
Şimdi karanlık her yer sabaha çok mu var
Hıçkırığını dindiremiyor yüreğimde ki çocuklar
Gönül salıncağın kopunca başka gönülde mi uçar
Parklarda düşüp ağlayan çocuklar gibi küçüktüm
Ağlayan bulutlar yıkılan dağlar gördüm
Önümde upuzun bir yol durmadan yürürdüm
Beyhude giden bir yoldu kısa kalan ömrüm
Zamana kilit vurulmuş gibi seni beklerken çürüdüm
01.10.2025
Toprak Öztürk
Kayıt Tarihi : 11.05.2026 06:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!