Bir gönül hasreti yüreğimden dökülen.
İç çekişini duydum bu şehrin sen yokken,
Kimin yokluğu böyle üzebilir ki dedim.
Ardında acını unuttun, bendeki seni götürürken..
Sen dur İstanbul!
Sen gitmiştin;
Bilmem kaçıncı saniyede, kaç yıl geçti.
Başım öne eğildi,
Gidişini izleyen gözlerim, Kaldıramadı gerçekleri.
Vardır bir yolu gülümsemenin ama,
SENİN OLSUN
Üzülmeyim diye mi, süslü sözler sarf etmen
Kırıp dökse de sözün, sadesi senin olsun
Sunduğun kadeh ile, hislerimi zarf etmen
Düştüğüm narı aşkın, badesi senin olsun
Senin sevdiğin yerden sevmeliyim seni
Olurda kaybedersem kendimi,
Nasılsa tutarsın yakamdan,
Öğretirsin sevmeyi.
Yada dersin ki,
Yaşa kuruya bakma,
Seni Sevmek
Seni sevmek, bir gökdelenin tepesinden aşağı bakarken
ölümü hissetmek gibi.
Biliyorum bir gün bir ip salsam bulutlara
Sen..
Düğmeleri açık bir hırka gibi,
Sadece sırtımı ısıtarak,
Kışı atlatmamı beklerken,
Benim kalbim üşüyordu.
Yüreğime bir sızı düştü,
Tam ayak izinde.
Yine bir yerlerde gözyaşın mı düştü yere?
Sevdiğim,
Ellerin yalancı seline kapılıp ,
Ara sıra benden gitmeye çalışan bir benle karşılaşıyorum yolda.
Boşuna uğraşma diyorum,
yolun yarısından döndüğün yer hep aynı.
Varoluşunun ağrısını onun yanında dindireceksin.
Sen sanıyorsun ki,
Dünya bir tek sana dönüyor.
Evet, sen bana bakınca,
Bütün dünya yönünü sana dönüyor.
Seni kendime yön tayin etmişim,
Daha okumadan sesimi kesti
Hep şiirlerimi astı o benim
Sevgiye nefretin Rüzgarı esti
Hep şiirlerimi astı o benim
Tek cümleme bile değer vermedi




-
Hazan Gülü Fatoş
-
Adem İrhan
-
Adem İrhan
Tüm YorumlarYüreğin duyguların hiç incinmesin inşallah melek saiirem ??
Gönül renginiz solmasın.
Gönül renginiz solmasın.