Ne zaman bir akşam kapımı çalsa,
Omzumda beliren bir yük sezerim.
Ah keşke yorulan bedenim olsa,
Ruhumda ağır bir yükle gezerim.
Hicranın çölünde elimde asa,
Kaybolan mazime eşgal çizerim.
Aynaya bakarım, saçımda aklar,
Derim ki: "Bu yükle yaşamak heyhat!"
Ne çare kalbimiz bir sırda tutsak,
Gitmek isteyenden etmez feragat.
Saatler vuslata kurulmuş tuzak,
Firaka direnmek beyhude feryat!
Ah, o gençlikteki devasa umut,
Rüzgâra direnen bir yaprak gibi...
Şimdi her köşede deruni sükut,
Avuçta sıktığım ham toprak gibi,
Hayal mi o mazi, rüya veyahut,
Gözümde canlanan bir uzak gibi...
Bırak gitsin artık ne varsa dünden,
Giden gün dönmüyor bak arkasına.
Azat et ruhunu kendi elinden,
Yazık şu ömrünün kalan kısmına;
Seslenme maziye artık derinden,
Aldanma geçmişin o aynasına...
Kayıt Tarihi : 16.07.2026 13:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!