Gökhan Sağıt Şiirleri - Şair Gökhan Sağıt

Gökhan Sağıt

İnsan Olmak
Bu dünyada herkes bir savaş veriyor…
Kimi ekmek kavgası içinde yoruluyor, kimi sevgisizlikten kırılıyor, kimi de kalabalıkların içinde sessizce yalnızlaşıyor.
Ama ne garip… İnsan bazen en çok yine insanlardan yoruluyor.
Bir söz, bir davranış, küçücük bir merhamet bile bir insanın hayatını değiştirebilir.
Çünkü herkesin içinde görünmeyen yaralar vardır.

Devamını Oku
Gökhan Sağıt

Engel yok aslında, sadece korkular var,
Ama sen dimdik duruyorsun her an.
Gözlerinde saklı bir dünya,
Umuda bakan bir pencere gibi…

Dünya bazen anlamaz acını,

Devamını Oku
Gökhan Sağıt

İyiyim Diyenlerin Hikâyesi
İyiyim” dedim…
Çünkü kimse gerçeği duymak istemezdi.
İnsanlar sorar ama dinlemez,
Bakarmış gibi yapar ama görmezdi.
Ben sustum…

Devamını Oku
Gökhan Sağıt

Dönmesinde olur artık geriye
Bende senden yana Bir şey kalmadı
Ümitler hayaller küstü maziye
Bende aşktan yana Bir şey kalmadı

Kararttın toz pembe hayallerimi

Devamını Oku
Gökhan Sağıt

Kalp kırmak çok büyük günah,
burada tamir edin,
çünkü bazı yaralar
öteki tarafta bile kapanmaz…
Bir söz düşer dudaktan,
ama dağ olur birinin yüreğinde.

Devamını Oku
Gökhan Sağıt

Kelimelerle Yürüdüm
Ben engelime takılmadım,
Canım yandığında susmadım,
Yolum zorlaştığında dönmedim…
Kelimelerle yürüdüm, umutla direndim.
Düştüğüm yerlerde kaldım belki,

Devamını Oku
Gökhan Sağıt

KENDİNE KALAN
O, kalabalıkların içinden geçip
kendine varamayan bir adamdı.
Her gidiş biraz daha susturdu onu,
her susuş biraz daha yalnızlaştırdı.
Kimseye yaslanmadı,

Devamını Oku
Gökhan Sağıt

Kırık Aynalarda Kalan Ben

Bir akşam, sessizlik usulca omzuma dokundu;
Adımı bile anmadan geçen hayatı seyrettim.
Gökyüzü yıldızlarını bir bir toplarken,
Ben içimde eksilen umutları sayıyordum.

Devamını Oku
Gökhan Sağıt

Kırık Kanatlar Değiliz

Doğduğum gün yazıldı kaderime,
Aşılması güç yollar, dik yokuşlar.
Kimi zaman düştüm taşlı yollara,
Kimi zaman ağladım sessiz akşamlar.

Devamını Oku
Gökhan Sağıt

Kırık Sessizliğin İçinde İnsan
Bazı insanlar vardır… Gülüşünün içine fırtına saklar, bakışlarının ardında suskun çığlıklar taşır, ve kimse anlamaz içinden geçen savaşı.
Ben sustum sanıldı, oysa içimde hiç dinmeyen bir gürültü vardı. Kimse duymadı, çünkü en büyük sesler bazen içeride kopar.
Bir çocuğun düşüşü bile eksiltir bu dünyadan insanlığı, ama çoğu insan sadece bakar, görmez. Görmek ile bakmak arasındaki farkta kaybolur birçok hayat.
Ben koşamadım baba… Ama içim hep bir yerlere yetişmeye çalıştı. Sevgiye, anlaşılmaya, bir “iyi misin?” sorusunun gerçekliğine…
Oysa insan en çok, anlaşılmadığı yerde yorulurmuş. Ve en çok orada susarmış.

Devamını Oku