Cihan zindan gelir sensiz, garibim ya Resulullah,
Gözüm yaşı dökülür hep, tabibim ya Resulullah.
Kapında kıtmir olsam da, yeter bu cana devlet,
Cemalin nuruna müştak, habibim ya Resulullah.
Günahım dağlar aşsa da, senin afvın bahr-ı umman,
Yâ seyyidî, yâ senedî, yâ hayra halkillâh,
Ente şemsu’l-hudâ, ente nûrun fî arzillâh.
Kalbi müştâkun ileyke, dâime’l-ezmân,
Ves-suhru fî aynî, min eşvâkıke yâ kurballâh.
Emmâre'de kaldım, nefsimdir hâkim,
Dünya hevesine olmuşum mahkûm.
Kötülük emreder, her yanım zifir,
Bu karanlık kuyuda kalmasın ruhum.
Güneşin etrafında dönen pervaneler gibi,
Yandılar da sönmediler, o nurlu izdeydiler.
Dünyayı ellerinin tersiyle itip geçtiler,
Onlar gökteki yıldızlar, Ashab-ı Kiram idiler.
Züleyha’ya dediler: "Bak, nihayet ay çıktı,"
Züleyha dedi: "Yusuf mu penceremden baktı?"
Züleyha’ya dediler: "Sabah oldu, gün doğdu,"
Züleyha dedi: "Yusuf mu uykudan uyandı?"
Züleyha’ya dediler: "Yel esiyor serince,"
Dilde başlar yolculuk, kalbe iner bir hece,
Nuruyla aydınlanır, zikirle her bir gece.
"Allah" derken kainat, durur zaman ve mekân,
O’nun yüce adıyla, huzura erer insan.
Varlık O’nu sayıklar, rüzgâr eser "Hu" diye,
Mekke’nin dar sokaklarında yankılanan o kara haber,
Zübeyr’in yüreğine kor bir alev gibi düşer.
"Muhammed öldü!" nidası sarsarken arzı ve semayı,
Genç kahraman kınından sıyırdı o şanlı davayı.
"O yoksa yaşamak ağır gelir, bu can emanet bana,"




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!