Ey Harem-i İsmet, ey şehreyn-i mukaddes,
Sende bulur rûhumuz, en nurlu son nefes.
Makam-ı İbrahim’den yükselir bir nida,
Sana bin can olsa da, her biri olsun feda.
Hacer-ül Esved ki, bir cennet nişanıdır,
Yâ seyyidî, yâ senedî, yâ hayra halkillâh,
Ente şemsu’l-hudâ, ente nûrun fî arzillâh.
Kalbi müştâkun ileyke, dâime’l-ezmân,
Ves-suhru fî aynî, min eşvâkıke yâ kurballâh.
Emmâre'de kaldım, nefsimdir hâkim,
Dünya hevesine olmuşum mahkûm.
Kötülük emreder, her yanım zifir,
Bu karanlık kuyuda kalmasın ruhum.
Güneşin etrafında dönen pervaneler gibi,
Yandılar da sönmediler, o nurlu izdeydiler.
Dünyayı ellerinin tersiyle itip geçtiler,
Onlar gökteki yıldızlar, Ashab-ı Kiram idiler.
Dilde başlar yolculuk, kalbe iner bir hece,
Nuruyla aydınlanır, zikirle her bir gece.
"Allah" derken kainat, durur zaman ve mekân,
O’nun yüce adıyla, huzura erer insan.
Varlık O’nu sayıklar, rüzgâr eser "Hu" diye,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!