Göç eyledi hakan bu fani dünyadan,
Ölüm bile korktu o büyük namından.
Cesurluk akardı o temiz kanından,
Atını sürdüler o yıldız katına.
*
Azrail uzaktan bir selam yolladı,
Yiğidi görünce şaşırıp da kaldı.
Ne yapacağını düşünüp de daldı,
Çıkardılar onu göğün o tahtına.
*
Yüce dağlar bile acı hasret dolu,
Ulu nehirlerin hep kesildi yolu.
Büküldü düşmanın da kanadı kolu,
Güldüler yiğidin o şanlı bahtına.
*
Kılıcı parlıyor bu mahşer gecesi,
Düşman ordusunun titredi çenesi.
Göklerden duyulur onun aslan sesi,
Bindi son hızıyla rüzgarın atına.
*
Ecel gelip çattı, yeni oyun kurdu,
Hemen karşısına geçip de oturdu.
Yüce bey gülerek kılıcını vurdu,
Tutundu bir Anka kuşu kanadına.
*
Ağıtı koyuver, o yasa ne gerek,
Bizim ulu hakan can verdi gülerek.
Şu fani yeryüzü dar geldi diyerek,
Kavuştu ulunun o yüce katına.
*
Toprak değil onun şu yeni mekanı,
Unutmayız asla o dökülen kanı.
Destanlara sığmaz o yiğidin şanı,
Göçtü maveranın o saltanatına.
*
Nüktedan, ecelle hep alay ederdi,
Korkuyu bilmezdi, hep gülüp geçerdi.
Düşman sürüsünü kolayca biçerdi,
Döndü ezeldeki o ulu zatına.
*
Bu sagu söylendi yüce kahramana,
Ağıtlar yakışmaz ulu bir hakana.
Kımızlar içilsin bugün kana kana,
Oturdu göklerin o altın tahtına.
Kayıt Tarihi : 20.07.2026 07:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!