Bir gece
bütün şehir sustu.
Saatler yürümeyi bıraktı,
evlerin pencerelerinde
yorgun ışıklar kaldı yalnız.
Ben çıktım sokağa.
Cebimde yarım kalmış bir dua,
dilimde kimseye söyleyemediğim
eski bir cümle vardı.
Gökyüzüne baktım.
Ne ay vardı
ne yıldız.
Fakat içimde
kimsenin görmediği
bir ışık yanıyordu.
Belki insan
tam da her şeyini kaybettiğinde
buluyor kendini.
Belki bütün yolların bittiği yerde
başlıyor asıl yolculuk.
Yürüdüm.
Arkamda bıraktım
adını unuttuğum şehirleri,
beni kendime yabancı eden
kalabalıkları,
gülüşüme karışmış
bütün sahte sevinçleri.
Bir dağın önünde durdum.
Dağ sustu.
Ben sustum.
Ve o sessizlikte
kalbimin sesini duydum:
“Daha bitmedi.”
Birden rüzgâr yükseldi.
Toprak konuştu,
ağaçlar eğildi,
gece kendi karanlığından ürktü.
Anladım ki
insanın içinde de
böyle bir kıyamet koparmış bazen hayat.
Yıkılmak için değil;
yeniden kurulmak için.
Ey kalbim,
sen ne çok kapı çaldın
insanların yüzünde.
Oysa aradığın kapı
içinde açılmayı bekliyordu.
Şimdi dön.
Bütün yolları geride bırak.
Bir secde kadar yaklaş
hakikate.
Çünkü bazı yaralar
zamanla kapanmaz;
insanı
Rabbine götürdüğü için
şifa olur.
Ve sabah olduğunda
şehir yine uyanacak.
Fırınlar yanacak,
otobüsler geçecek,
insanlar acele edecek
bir yerlere yetişmek için.
Kimse bilmeyecek.
Ama sen bileceksin:
Bu gece
içinde bir şey öldü.
Ve ilk defa
ölümden korkmadım.
Çünkü onun ardından
bir sabah doğdu.
Güneş gökyüzünden değil,
kalbinin en karanlık yerinden.
Kayıt Tarihi : 28.08.2026 15:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



