Bir yangın düştü şu gönlüme
Böyle bir ateş var mı gözlerin gibi?
Bir sevda yazılsa kalbin üstüne,
Böyle güzel yazılır mı gözlerin gibi?
Geceyi düşündüm, ayı aradım,
Akşam iner duman duman dağlara,
İnce yel dokunur sarı otağa.
At kişner, göç düşer uzak yollara,
Bir türkü yükselir eski obadan.
Gök kubbede kızıl güneş eğilir,
Bir gece içimde bütün yollar sustu,
şehir çekildi kendinden,
sokak lambaları yetim birer yıldız gibi
karanlığın omuzlarında titredi.
Ben yürüdüm.
Bir gece
bütün şehir sustu.
Saatler yürümeyi bıraktı,
evlerin pencerelerinde
yorgun ışıklar kaldı yalnız.
Uçma vaktin geldi ey gönül kuşu
Serbest kalınca gelecekti belki huzur
Sonrasında kaldım hep düşünüp durup
Zorlayınca şeker bile bünyeye zehr olur
Uzak diyarlara götür beni, der,
Gözlerinde kaybolan bir deniz var
Kıyısında sevdanın en güzel martısı
Kalbimde adınla çırpınan bir rüzgar
Sevdamızın izini bıraktık kumsala
Gözlerinde yansıyan bir ateş var
Yüreğimde yaktığın od sönmez
Sensiz inan bu yüzüm gülmez
Sızımı dindirecek em*i neden çalmadın
Bu yiğit eri gönlüne neden koymadın
Bu çektiğim acı sana az mıdır?
Kim dünyada bâki kaldı
Kim buradan murad aldı
Dünyada alınacak ne'm kaldı
Ölüm benim sıram hâk dilerse
Azrail kapımı çalsa
Güneşin ilk ışınları gibi yüzün
Düştüğü yeri ısıtmaya hevesli
Sıcak günlerde meltemdi nefesin
Estiğinde bana şükür dedirten
Sesinde duyulan huzura kavuşur
Sonsuz bir huşuyla dönerken alem,
Gönlümün ufkuna bir nur saçılsın.
Hakk’ın rızasını yazarken kalem,
Cennetin kapısı bize açılsın.
Yana yana biter dünya hevesi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!