Geceleyin bir konuşma

Abdulkadir Zeybek
12

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Geceleyin bir konuşma

Yolumu kaybeden bir viraneyim ben.
Kim bilir yaşadıklarımı?
Yağmurlar altında kalan umutlarımı. Donan bir çare çocukluğumu.
Kim bilecek ki bir ay boyunca sadece aş yediğimi?
Zemheri soğunda donan parmaklarımı, kimsesiz kalan benliğimi, Raşit mi, Ahmet mi?
Gördüler mi? Gördüklerimi bilecekler.
Evlat, bilmediğin şeyi söyleme.
Kendini bil, haddini bil, susuşlarınla konuş.
Bazen bakışlarınla, bazen gözyaşlarınla.
Sevmek de bir tür sanattır.
Sanatı sergilemek de şekillendirmek de sana kalmış. Dokunuşları bir tek sen yap.
Dost arama çünkü ben çok aradım.
Bulmadım bulmayacağımda. Allah sana dost olarak yeter.
Şehvetinin peşinde koşma. Şehvetin peşinde gidenlerle gitme.
Hayra her daim koş.
Bir karıncaya, bir kaplumbağaya dahi olsa koş.
İnsanlardan vefa ararsan Allah'a karşı vefasızlık etmiş olursun.
Her şeye en baştan başlamak. Ben neden doğdum? Neden verildi bu bilinç bana?
Bilmiyorum.
Adına yaşamak dedikleri şey şehvetinin tutsağı mı olmak?
Allah'ım ben neden insanlardan uzaklaşmak istiyorum? Neden artık huzuru içimde arıyorum?
Şu yaşıma kadar ölmedim. Ölümden döndüm.
İsmet Özel'in dediği gibi "Bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.."
Niyedir bu kadar soyutlanmak?
Acaba niyetim halis midir? Rıza-ı ilahide Allah için konuşuyorum diye söze başladığım cümlelerim bana mı ait Allah'a mı?
İnsanlar ne der diye büyüttüğün putunu kırma vakti gelmedi mi? Büyümedi mi büyüyeceği kadar?
Düşünsene;
Birisi senin için cesur derken diğeri korkak. Birisi iyi derken birisi kötü. Peki sen hangisisin?
İnsanları büyütmenden Allah razı mıdır? Nefsini büyütmenden rabbin hoşnut mudur?
Belki de şu an şunları yazıyorsun diye bir kibir tutuyordur seni.
“Ben insanlar gibi değilim.” demeye benzemiyor mu senin bu yaptığın?
Niçin bu kadar dünyaya daldın? Anan mı, baban mı kurtaracak seni? Hiç kimse, hiç kimse.
Dün sana korkan annen ihtiyacın olduğu günde yüzünü çevirecek.
Allah'a koşmuyorsan boşuna kürek sallamak değil midir?
Rabbin sana فَفِرُّوا إِلَى اللَّه demedi mi?
Çünkü seni yaratan bilmeyecek mi sadece ilacın onda olduğunu?
Zor zamanlarından ondan başkasının çıkarmayacağını, seni eşref-i mahlukat diye gönderdiğini,
Şaştığın yolda bile seni görüp sana acıdığını, Allah'a koşma vakti gelmedi mi?
Nunun gemisinde tutunacak yer kalmasa bile niyetinle tutunmalısın.
Sevmek bir nevi sanattır. Allah'ın sanatını görüyorsun.
Hiç hatasına şahit oldun mu? Gözlerin kamaşmadı mı azametten?
Sana bahşettiği rahmetten, rahmeti görmeyen göze azap gösterilir.
Sanat, sanatkar var diye vardır.
Onu görelim, onu hissedelim diye vardır.
Aralık derken Nisan da bitti. Yeni yıl derken onu da bitiriyoruz.
Biz de bir gün biteceğiz. Yerimize başkaları gelecek.
Yürüdüğümüz sokaklarda başkaları yürüyecek. Aşamadığımız fikirler aşılacak.
O derin işten aldığımız nefesleri başkaları alacak ve gün gelecek hiç kimse bizi hatırlamayacak.
Biz de eskiyeceğiz.
Bizden sonrakiler de insanlar eskiden diye söze başlayacak.
Tanıdıklarımızla, sevdiklerimizle, ahbabımızla toprağın içinde eriyip kalacağız.
Ne kadar da nefret ediyoruz birbirimizden. Kaçıyoruz günahkar nefislerden.
Hayatımız günahla yorulmuşken.
Müşrikleri ağlayan kimdi peki?
En sevdiğimiz, uğrunda can verdiğimiz Muhammed'imiz değil mi ki?
Ağlar mıydı bize bu kibir abidelerine?
Gözyaşlarına mı değerimiz yoksa sünnetini mi görmezden geliyoruz?
Nedir bu reflet, bu gazap bizim olmayan günahlara karşı?
Niyedir bu hoşgörü, bu sevda dağları aşan canavarlıklarımıza?

Abdulkadir Zeybek
Kayıt Tarihi : 19.06.2026 18:45:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!