Dün yine beraberdik o hiç değişmeyen kalabalıkla
Açıkçası geceyle, yani gecenin o sivil ve kimsesiz saatleriyle.
Konuştuk epeyce, upuzun mırıldandık durduk bir masanın ucunda
Havadan konuştuk, suyun o bitmek bilmez akışından, sokağın sesinden
Ve aşk hariç —bak burası önemli— aşk hariç her şeyden.
Konuştuk işte, sanki konuşunca eksilecekmiş gibi dünya,
Bitmedi gece.
Bitmezdi ki zaten, biz istesek de bitmezdi, bitmedi de.
Çünkü iyi biliriz, bitmez gece azıcık da olsa sevince...
Şimdi soracaksın, kimdir bu senin gece dostların,
Hangi meclisin, hangi uzak eyaletin adamlarıdır bunlar?
Anlatayım:
Yarısı dertle, yarısı o hiç söylenmemiş aşkla sarmalanmış sigaram,
Bir dumanı çekersin de hani, ciğerinde koskoca bir kent konaklar.
Sonra o yorgunluktan bitap düşene, ayaklarım sokağı unutana kadar
Kendi odamın dar sınırlarında, o bitmez infaz gibi attığım voltam.
Ve ölümcül bir hasret, adını koysan da koymasan da orada duran,
Prangasız, zincirsiz, o en ağır esaret...
Bir de o yanından hiç ayıramadığın, nereye gitsen seninle gelen
O meşhur, o kurtulunmaz yarımlığım.
İşte benim gece dostlarım, benim o kalabalık yalnızlığım...
Herkes gider de bir onlar kalır sanki,
Bir onlar anlar insanın o hiç bitmeyen uzun gecesini.
Kayıt Tarihi : 27.09.2016 00:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!