2005 yılında Kocaeli’de doğan Eren Akbulut, 14 yaşından itibaren felsefe, edebiyat ve tarihle ilgilenmeye başladı. İlgi alanlarının merkezinde Roma ve Yunan medeniyetlerinin düşünsel mirası yer alırken; Goethe, Shakespeare, Sophokles, Aristoteles, Epikür, Dante, John Milton, Menandros, Homeros ve Aristophanes gibi isimlerden ilham alır. İlk kitabı Öte Dünya Ziyareti, 18 yaşında yalnızca iki haftada kaleme aldığı, Yunan mitolojisini felsefi alegoriyle birleştiren bir şiir kitabıdır. Eser, yazarın seçtiği mahlas olan Gaius Flavius Divinus adıyla ...
Beklentim bu değildi,
Haybeye bekledim bu treni.
İade etmek istesem de
bilet çoktan kesilmişti.
Kendi dünyamı kurup
mezarda yaşadım yıllarca.
Alkış beni ayakta tutan yegâne unsur,
Çünkü makine gibi kodlandım ben buyum.
İç celladıma soruyorum ne uğruna direndim?
Takdir beklentim beni kendime hepten biledi,
Görünür olmak isterken öğrenip büyüdüm,
Üretip durmak hayatımın çözülmez düğümü.
Yaşarım dipsiz bir sahra meskeninde,
Basit bir kum tanesi miyim,
Tek bakışlık bir serap mı?
İlenç ederim elimde değilse onlar,
Tek umudum sıyrılıp toprak olmak.
Onca sivri dilli yılanlar arasından,
Kontrol etmekte zorlandığım için bu duyguları,
Biraz ilaç desteğiyle hayatımı kurguladım.
Ani artış gösteren her güç süratle savrulur,
Ve burası yükselmek için uygun,
Çakılmak için kusursuz,
Bana reva görülen karanlık bir geçit,
Direnişimin teşhiri yorgunluğun en belirgin sessizliği,
Belki yoktur ardından gittiğim ama yine de aramak en iyisi.
Ayrıca içinde bulunduğum durum bilinmez inancın en saf hali,
Her birinin korkusu belli, böyle bir gerçekliği kaldırabilir mi?
Kapattığım için bu ruhu inisiyatifin dış avlusuna,
Yaptıklarımla ters düşer ihtiraslarım silahın namlusuna,
Bu ambarı ateşe verdiğimde,
Samanlar ateşiyle beni yıldırmayı denedi.
Lakin sanıları yanıltıp yaktım,
Düşünmeye teşne elverişsiz fikirlerini.
Doğru yolu bulana kadar her yolu denedim,
Şimdiyse uçurumun kenarında sırasını bekler keçilerim,
Beni sen yarattın bu doğru,
Ama ben kazandırdım bu kadar okuru,
Ok gibi cümlelerle gerçeği gerdim,
Ve samimi bir inançla yüzlerine serptim.
Bak bir ismimin anlamına, Gaius yani toprak,
Flavius bir anlamı yok ama Vespasianus'a dayanır.
Semalardan kutsal bir haber indi diyara,
Yüce krala kim en şatafatlı urbayı sunar,
Sıradayım önümde benden de müsterih bir adam.
Karar verildi, kapılar kapandı,
Zanaatkarlar dağıldı, heves içinde bekledi halk.
Ardından dışarı uzattı kafasını etrafa kibirle bakındı,
Her dilek yanında bir bedel ile gelir,
Bu yüzden iki kere düşünmeli dilediğini,
Üzerimde belirsiz, karma karışık renk birikimi,
Yersiz takıntım başlamadan düşünmek bitimi.
Saygı değer tanrım bedenimden önce aklımı kolla,
Yüceliğinize arz ederim ve daha maruzatım var tonla,
Gelecek yazı görmemin teminatı yetersiz,
Yürüdüğüm yol ağustos böceğinin izlencesi.
Didinip durur karıncalar üç günlük ömrünün üçünde,
Ben ehli keyf içindeyim müsterih biçimde.
Lafügüzaf etmeden çabuk doyur karnını
Bak ve gör, daha uzun şeytanın kaşığı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!