Hatıraları imha etmek için ellerim yaptı kazı çalışması,
Dikkat ediyorum, tavuğu kollarken, kazım çalınmasın.
Galip gelmek istemiyorum bu savaşta,
Yenilmeye de niyetim yok aslında.
Gömmek istiyorum baltaları ve bu çığırtkanları saptırmak.
Her düştüğümde düşmemek üzere yine kalktım,
Barıştıklarımla küsmemek için sahtecikten darıldım.
Uyku vakti geldi koyunların,
Çoban bir terazi ile tartsın etrafında dönen oyunları.
Akbabalar yükseltti uçuş irtifasını.
Anladıklarını sanmam, gerçek diye işaret ettiğim,
Sözde masumların beni yaftalayan iftiraları.
İskelenin sınırında kalmadı gidecek yanım,
Arkamı dönüp baktım,
Çevrelemiş beni birkaç engerek ve sürüngen.
Saldıramıyorlar ama varlıkları korkuma tümüyle eşdeğer.
Bir hamle yapamaz, zehri de işlemez damarlarıma,
Bir nevi bu söylediğim Mithridates’e bir yan anlam.
Sıkıştım köşeye derdim krizin telaşı,
Korkum, korktuğum şeyin kendisinden daha da acı.
Yüzmeyi denemedim bu yaratıklarla yüzleşmek takıntım.
Zaman geçtikçe hissizleşip,
Sahte bir gülücükle personamı takındım.
Son umudum bir sur çekmek bu çizgiye,
Kaleyi inşa ettiğimde dışarıdakiler dışarıda kalır,
İçeridekiler içeride.
Zerre merhamet kalmadı,
Vicdan sadece bir sanı,
Hedefime ulaşana kadar,
Her yol bana biçilmiş kaftan.
Son düzlükte açtım elimi,
Belirsizliğe nokta koydum,
Çevirdim huzur dümenini,
Kararsızlığın meyvesini yiyeceğime,
Olumsuzluğun hançeri tercihim.
Tam zamanında ayağıma geldi şans,
İblis savaş ortasında kana susadı,
Lakin benim yolsuzluğum
O kürekçilere bir pusuladır.
05.07.2026
Gaius Flavius DivinusKayıt Tarihi : 5.07.2026 13:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!