Bir durak önce bindi
cam kenarına oturdu
Bir Güzele verdi yerini
ömrü ayakta geçti
Nasıl başladı bilemiyorum nar ve elmanın şehveti ,
Mavi ile beyaz sarıldı kırmızıya,
Kaşık çanaktan ısındı, doldurdu ağzını
Bir ses ağır kulaktan döndü
Kısa uzun, dar yumuk yumuk
Bir baharın sonunda
Hayat bir tırmanış ise
Dümdüz bir yarı duvarı
Her çıkıntı bir engel mi
Varmak için zirveye
Tutunmak düşmemek için
Yoksa bir basamak mı ileriye
Bu aralar ne desem şiir olur gibi
Kulağım ile gönlüm arası değilse bile
Gönlüm ile gözüm arası yollar kısaldı
Elim ayağım bir birine karışır
Her yerim bir başka ister
Çözülemez olurum bu kör düğümlerde
Düşüyorum
Düşüyorum Düşüyorum
Gerisin geriye merhale merhale
Düşüyorum birden bire
Kayboluyor resimlerin renkleri
Kırık bir sandalye değilse de
Eski mi eski bir sandalye
Komşudan tuz almaya gelmiş
Sırtını bile yaslamadan gidecek gibi
Ne bana ne kasvetli eski küflü mutfağa bakan var
Anlamadığın dilde kibar şekilde
bu bedende hapisteyim
bu kaş göz ben değilim
buruşuk ellerim
zamandan titrek dizim
alın benden bu bedeni
bu ben değilim
Değerli okuyucular
Su an insan oluyor ve ölüyor
direk anlatıyorum
Su an bebe oluyor ve ölüyor
Evet değerli okuyucular
Susuzluktan su an evet su an ölüyor
Hesap makinesi eski
Quantum hesabı ister
Nede olsa bizde ki bilinçte
Bir o kadar bilinmez madde değil mi?
Atom altı parçacıkların
Ademüstü parçacıklara nisabı
Soruların bile bile cevaplanmazken
binlerce sorula bellendim
hölük diye mayısa boladılar beli,
gübre gibi tenime işledi
hayat beni çiçeklerle karşıladı
ve sevgi ile patladı yaralarım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!