her birin bir olduğu gün
benim yazılmışlığım
Nasıl doğdun o kucağa
o oda dar ve havasız
eben cezayirli doktorun Tunus
Ananda güzel senin gibi
Derine baktım en derine
Ceplerim dibine kadar delik
Hesabım kabarıktı yarınla
Yüzüm uzadı ütüsüz
Dondurmam yemeden eridi
Gönlüm çok dingin
Ruhum da bir o kadar
Aslında ne istesem olur biliyorum
Ama doğru mu bilemiyorum
Dişlerimin çürüğü yediğim şeker değil mi?
Gecenin üçüncü katında nefessiz sigayara ya;
Bir durak önce bindi
cam kenarına oturdu
Bir Güzele verdi yerini
ömrü ayakta geçti
Nasıl başladı bilemiyorum nar ve elmanın şehveti ,
Mavi ile beyaz sarıldı kırmızıya,
Kaşık çanaktan ısındı, doldurdu ağzını
Bir ses ağır kulaktan döndü
Kısa uzun, dar yumuk yumuk
Bir baharın sonunda
Hayat bir tırmanış ise
Dümdüz bir yarı duvarı
Her çıkıntı bir engel mi
Varmak için zirveye
Tutunmak düşmemek için
Yoksa bir basamak mı ileriye
Bu aralar ne desem şiir olur gibi
Kulağım ile gönlüm arası değilse bile
Gönlüm ile gözüm arası yollar kısaldı
Elim ayağım bir birine karışır
Her yerim bir başka ister
Çözülemez olurum bu kör düğümlerde
Düşüyorum
Düşüyorum Düşüyorum
Gerisin geriye merhale merhale
Düşüyorum birden bire
Kayboluyor resimlerin renkleri
Kırık bir sandalye değilse de
Eski mi eski bir sandalye
Komşudan tuz almaya gelmiş
Sırtını bile yaslamadan gidecek gibi
Ne bana ne kasvetli eski küflü mutfağa bakan var
Anlamadığın dilde kibar şekilde
bu bedende hapisteyim
bu kaş göz ben değilim
buruşuk ellerim
zamandan titrek dizim
alın benden bu bedeni
bu ben değilim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!