Adımı kulaklarıma söyleyen
Ne gereği vardı isme sana ada
En son ne zaman unuttum
Ara sıra karşılaşıyorum
Para çıkarırken cüzdandan
Resimli bir kağıda yazılmış
Aslında sen bu durumda 0 bile değilsin
Sensiz bütün hesapları yapan da bendim
Bir o kadarda anatomiden bir haber
Bir Bahar uyanışı gibi
Çiçek arısını aramaz
Her çiçekte bir arı
Yaşlandım yaşalmadan
gelecek günlerin umudu
Getirdi yanına
Yaşından biraz ver
Az kaldı bende
Güzel şeyler söyle
Tuhafsın diyorlar
mezarlıklar gezerim
Sevmem ama gezerim
sonra hiç bir şey olmamış gibi yaparım
Hemen bir hesap geldiği ile gittiği
bir uf ile bir fatiha
Yaşlı elleri gördüm sabah metroda
Genç güzel bir elin yanında
uzun sarı saçların mavi sürmelerle kırmızı rujda dansı
ve o aşkın hapsedildiği şampuan kokusu
mutfağında yediği zeytinlerin çekirdeği masanın üstünde
Paslanalı şu demır bır kaç hafta oldu
eskıyen ayakkabılarım hatırımda kalmadı
Sıyah sacları annemın babamın dişsiz agzında beyaz oldu
sakallı çocuklar sokaklar bomboş
sesler çok uslandı
etrafımdakıler ya hurdacıda ya gömücüde
Yürüyorum akşam yorgun
Akşama sevinmeli yaşıyorum
Onbirinci kattan düştü bir gül önüme
Demirden zıpkın gibi
Çok güzel bir yeşil araba geçti
Neyseki önümden üstümden değil
uzun bir yarışın bir incisi
nasılsız bimücadele
iki kazananı olmayan bir
hepsi bir nesfis ve nefes fazlasına
emek ter hiinlik ve zeka
bir çukuru dolduran ışık kara
Fokur fokur kaynayan
Gümüşümsü parlayan
Kapağını kaybetmiş
Dolduramıyor sıcak huzuru bardaklara
Düşmüş yeni yolculuğuna
Anla
Ölünün nefes almadığını
Sonbahar rüzgarında düşen yaprağı
Düne nerden nasıl gidilir
Anın an olduğunu anla
Hiç bir söz sırtında bir damla taşımaz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!