Şimdi bu muyum ben?
Yani ben mi yaş aldım
Bu sensin diyorsun
Her bir kırışıklığı not tutmuş bedenimi
Onurla bana gösteriyorsun
Ne ise O yani yalansız
Biç elinde orağınla ektiğin usuna
bereketli başak başak yalan
her bir kelle bin taneli
Öğüt değirmeninde dilden dile
ne verimli bu yalan tarlası
gübresi hırs ihtiras ve fosforlu nefis
tam yarım
istekler
İçime kim koydu bu yokluğu
aramak değil benden
buldum da ne
oldu
Hiçten hiç yere
bir ateşlendi
tutuştu bedenler
birleştirdi elleri
hiçten hiç yere
Öylesine dedi
İki kelime
Çok oynamadı dudakları
Derin bir kuyuya atılmış bir taş gibi
Uzun bir ara sonra geldi
Yüreğine oturan acının sesi
Gurbet bitti sıladayım
Kapının arkasındakinin önünde
Dondurma kasesinde çorba misali kaşık
Açılmış tüm hediye paketleri
Üstüne olmayan bin kıyafet koyu kırmızı
Sesi cebimde tarihinin üzerinde asılı
Gurbet bitti sıladayım
Kapının arkasındakinin önünde
Dondurma kasesinde çorba misali kaşık
Açılmış tüm hediye paketleri
Üstüne olmayan bin kıyafet koyu kırmızı
Sesi cebimde tarihinin üzerinde asılı
Marangoz elinde odun
yumuşacık demir elinde
seviyor koynunda kini ozan
mutfaktan guzel kokular
çocukken annem
kaç kazı yapmak
Yaşamı tarif etmekmiş
bir yemek kitabında
Bu sofrada
Var olmak gayreti
Bir tattır insan dedi
Uçsuz bucaksız bir dünya
Ve evren son yıldıza kadar
Sonsuz ihtimal ve
Bir o kadar da çiçek
Sen al hepsinin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!