gördüm eksiği söylemedim
fazlayıda
çok gereksiz olduğunu bile bile
baş köşede yerini gösterdim
yalan söylerken gözlerini açık tutmayı da öğrenmiş
bunu gördüm söylemedim
Sonsuz gülüşün
En güzeli hayatın
Elmas zümrüt yakut
Yeşim altın çer çöp
Ne takarsın
Sana
Öğrenemedim bir türlü
soldan sağa ,
Sağdan sola
Ya da aşağı yukarı okumayı
Ne merak ederdim
Yerde duran kağıdın üzerinde neler yazdığını
Yağmurlar yağıyor kurşun kurşun
Damlası düşmez
Her ışık veriyor savaşını karanlığa
Evren karanlık
Işık emek
Işık zahmet
Hangisi En önde
kafanın içinde beyaz
Kulak dil göz
Görmeden gelip çarpan yüreğine
Aşkın sesi hangi memleketten
Nasıl bir sestir harflere bürünür
Beni al kendine
yıka güzelce
Sil izlerini hepsinin
Yalancı heyecanlarını
Boş bedenlerde savrulan adımı
Gözler şeytanın silahı
görmek için zenginliği
kölelerin ellerinden
altın boynunda gerdan
aşık Hırsızın hayali
herkesin gözünden görmek kendini
Aslan oğlum Dedi
Besledi dişleriyle
yaladı okşadı yelelerini
Kara gözlü gazelin
gerdanından
Boğazladı
Belçika çeliği
Ruhsuzlar içinde
Taştan kaleler
Tarih kitabında
Kasalar içeriden kilitli
nasılda bıraktım seni ha
ne hasret çekiyorsun şimdi keskin dudaklarıma
Arasında dolanmak parmaklarımın
benim bile göremediğim yerleri görmüşlüğün vardır
uzun lafın kısası ne farkın var maydanozdan
ama bir hıyarda değilsin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!