Vurun vurun vurun ha vurun
Ben kolay ölmem
İnsanım
Babayım ben
Evladım ben
Kardaşım ben
Sen benim kim olduğumu biliyor musun,
Sen benim kim olduğumu biliyor musun,
Bende senin kim olduğunu bilmiyorum ...
Tanışmadan ayrıldı iki yabancı
Ne selam ne veda
çok uzaklardan kendime baktım
göremedim beni ben
Kendinden ne kadar da uzak
yalan yaşayan binlerle ben
biri bilmez
dedesinin yolunu
Şimdi bu muyum ben?
Yani ben mi yaş aldım
Bu sensin diyorsun
Her bir kırışıklığı not tutmuş bedenimi
Onurla bana gösteriyorsun
Ne ise O yani yalansız
Biç elinde orağınla ektiğin usuna
bereketli başak başak yalan
her bir kelle bin taneli
Öğüt değirmeninde dilden dile
ne verimli bu yalan tarlası
gübresi hırs ihtiras ve fosforlu nefis
tam yarım
istekler
İçime kim koydu bu yokluğu
aramak değil benden
buldum da ne
oldu
Hiçten hiç yere
bir ateşlendi
tutuştu bedenler
birleştirdi elleri
hiçten hiç yere
Öylesine dedi
İki kelime
Çok oynamadı dudakları
Derin bir kuyuya atılmış bir taş gibi
Uzun bir ara sonra geldi
Yüreğine oturan acının sesi
Gurbet bitti sıladayım
Kapının arkasındakinin önünde
Dondurma kasesinde çorba misali kaşık
Açılmış tüm hediye paketleri
Üstüne olmayan bin kıyafet koyu kırmızı
Sesi cebimde tarihinin üzerinde asılı
Gurbet bitti sıladayım
Kapının arkasındakinin önünde
Dondurma kasesinde çorba misali kaşık
Açılmış tüm hediye paketleri
Üstüne olmayan bin kıyafet koyu kırmızı
Sesi cebimde tarihinin üzerinde asılı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!