Filozof Sosyolog, 05.12.1979 tarihinde İstanbul’da doğdu.
Yaşamının her döneminde İstanbul’un çok katmanlı kültürel dokusundan beslenmiş, kenti yalnızca bir mekân değil, düşünsel bir zemin olarak görmüştür.
Okuma yazmayı öğrendiği ilk yıllardan itibaren düzenli olarak yazmış; düşünce üretmeyi, gözlem yapmayı ve insan deneyimini analiz etmeyi bir yaşam pratiğine dönüştürmüştür. Psikoloji, kişisel gelişim, kuantum düşünce teknikleri ve tasavvuf literatürü, entelektüel yolculuğunun temel durakları olmuştur.
İnsan davranışlarını, toplum ...
Aşkın sardı bedenimi; bunu bir cümleyle söylemek yetmiyor artık. Çünkü senden başka bir aşk bilmiyorum ben. Kavuşmayı istiyorum, yalnız istemek de değil bu; gözlerimi kapadığımda bizi hayal ediyorum, yan yana, sessizliğin bile anlam taşıdığı bir yerde.
Ruhlarımız tenimizle buluştuğunda kopamayacağımızı biliyorum. Bu bir sezgi, bir bilgi değil; içimde kendiliğinden büyüyen bir hakikat. Ömrümde ilk kez böyle bir şey yaşıyorum. Adı aşk ama aşktan daha derin, daha eski bir yerden geliyor. Bambaşka bir his bu; yalnızca ikimizin anlayabileceği, başkasına anlatıldığında eksilen bir sır gibi.
Birlikte olduğumuzda bu bağın daha da çoğalacağını hissediyorum. Bu bir ilişki değil; iki ayrı hayatın tek bir anlamda buluşması. Bir olmak bu. Tek beden, tek yürek, tek ruh hâlinde akmak. Ve ben inanıyorum; aşkımız her zorluğun karşısında eğilmeden duracak.
Bazı şeyler var, anlatılamaz;
her ne kadar anlatılmak istense de…
Dersin ki,
kuş kanadında atan kalbim;
her kanat çırpınışında
düşecek gibi
Ah bu ben, ah ki ne ah,
seni görmeme rağmen dokunamamak,
Duyduğum halde cevap verememek,
Bir ah çekişine, vah diyememek
Öyle canımı acıtıyor ki,
sanki yüreğimdeki sessiz yangının,
Bir adım var içimde, atılmıyor.
Geri dönmek değil bu,
yalnızca yürümeyi geciktiren bir kalp hâli.
Seviyorum desem eksik,
sevmiyorum desem yalan.
Ne güzel başladı zaman seninle,
Bana göre doğru, sana göre yanlış,
Gülecek günlere az kaldı,
Bana göre heyecan, sana göre umutlu,
Yüreğimde baharlar açtı
Bana göre güller, sana göre papatyalar,
Bu gece yüreğimin eşiğine gelmiş bir kalp vardı
öylece sessizdi,
boynu eğik,
içeri girmeyi bekler gibi bakıyordu,
Hangi rüzgâr attı seni der gibi hayretle baktım,
Şaşkındı,
Bu gece son kez konuşuyorum seninle,
Son kez anıyorum adını.
Sonra karış gecelere,
Ve bir daha dönme bana,
Şimdi s* git,
git artık, git.
Aşktan soğudum.
İnsanlardan soğudum.
Yaşamaktan soğudum.
Kendimden soğudum.
Tiksindim herşeyden...
Seni tanımadan önce
altüst olmuştu zaman dil’im,
Kalp kırıklarımın arasından süzülen bir ateş yakıyor şimdi içimi.
Aşkın adı Sevda.
İçimde adı konmamış bir bekleyiş varken, çıka geldin bir anda hayatıma,
Sesin, ruhuma şifa,
Dinle sevdiğim, sensiz ben nasılım?
Belki hissedersin anlatacaklarımı, kim bilir;
belki de yüreğin sızlar benimki gibi.
Farkında mısın bilmiyorum ama inan ki
Savaş sonrası gibi kalbim,
her yerim harap,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!