Evcilik oyunlarımda kaldı gülüşlerim
Yürümeyi öğrendiğimde bıraktınız elimi
Aldığınız son oyuncağa hapsoldu düşlerim
Koşmayı öğrendiğimde burktunuz bileğimi
Bir gün son kez oyun oynadım sokakta
Kırmızı güller,
Ne güzeldir kırmızı güller…
Dışım saçar sevinince,
İçim açar sevince,
Hele bir de sevilince,
Her yanım kırmızı güller…
Ruhun yanar Mahidevran,
Sana ne olmuş böyle...
Ellerin hâlâ umut basıyor bağrına,
gözlerinden toplayıp.
Bağrın yanıyor Mahidevran bak sana
Hislerim sığmadı yüreğime
Dilimin gücü yetmedi anlatmaya
Kelimelerimi deldi geçti ahlarım
Sonra yüreğimden gözlerime bir yol
Hıçkırıklarımın dili yok
Gözlerimin kandili yok
Beni de çağır Rabbim,
Huzuruna beni de çağır
Gelir bu fani bedenime yorulan ruhum ağır
Yardım et Rabbim!
Nefsim ruhumu ele geçirmekte ağır ağır
Bağır dedim nefsime
Mutluluk değilse gözlerini dolduran,
gözyaşlarına talibim bir ömür
Mutluluk değilse seni sarmalayan
Üstündekini giyerim bir ömür
Mutluluk değilse her mevsim üstüne yağan
Ben sana hep sırılsıklamım
NEREDESİN ZÜLEYHAM
Neredesin Züleyham,
Kaldım ellerin ilinde,
Bir kuyunun dibinde,
Karanlıkların elinde...
Ebedi bir zulmetten güneşi İzler gibi
Aydınlık bir yolculuğu derinden gözler gibi
Bir hissi mukaddes'i herkesten gizler gibi Sadece okumanı ,okumanı istiyorum!
Rabb'inin ilk emrini yerine getirerek
Düşmanın beynine bir kurşun geçirerek Bağnazlığı zerre zerre kemirerek
Geldi insan dünyaya,
Ağlayarak geldi, tekmeleyerek geldi ;
Zamanın bir kuş olup sol yanında attığı
Hüzünlerin henüz yaşanmamışlıklarda yattığı
Bakışlarına hazan rüzgarlarının esmediği
Hayatın kanatlarını kesmediği
Baş ederim, güçlüyüm.
Üşümez artık ellerim. Titretmez artık soğuklar beni.
İncitmez artık hiç kimsenin sözcükten tokatları,
Kahretmez artık uğruna ağladıklarımın onulmaz inatları.
Kanatamaz artık hayat binbir yerden yaralı bu kanatları.
Saklanma ihtiyacı duymam artık kimseden saklambaç oynasam bile,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!