Geceleyin mavi gülün rengi parlardı
Siyah incinin yanında, masanın tam ortasında dururdu
Su döker, suyun renksiz oluşuyla canlanırdı
Ona oksijen
Bize ise hayat sunardı
Ara sıra dertleşirdim onunla
Zaman çok adil değil bu hayatta kısa ve
Yapılacak iş çok fazla
Bir dünya iş bizim kapımızda sıralı dostum
Zaman öyle ki seni de aldı benden
Tıpkı eskiler gibi
Sen benim gibi uzak kaldın mı sevdiğin birine
Su sıralar ağlamaya ihtiyacım var anne
Başucuna yaslamayı öyle çok istiyorum ki
Yokluğunda hiçbir şey kaybetmedin ki
Bedeninden başka
Paramparça yüreğim simdi
Her sokak başında seni bulmak istedim
Ölüm hançeri saplanmış bir kere yüreğine
Önce hafif bir rüzgâr esecek
Sonra ayrılık hiç yokken misafir olacak
Evi gibi yaşayacak içinde
Tıpkı misafir gibi
Belki de ağlatacak
Söyle daimi misin şu yalan dünyada
Yoksa geçip gider misin aniden
Sevenin olmamışsa hiç
Olanlarsa olmuşsa piç
Gevelemene gerek yok ki
Onlar bu hayatta kalıcı olurlar mı hiç
Özlemim var dakikalarda
Ellerim pençe sensizliğin içinde
Saatler hiç susmadı
Acılar içimden hiç çıkmadı
Yüreğim hep yandı, tutuştu
Özlemimde sensizlik var oluştu
Farzet bu dünya seni sevmiyor
Farzet ki sen de hayatı hiç sevmemişsin
Neye yarar ki böyle olsa bile bu hayat
Seni seven olmadı
Sen de başkasını sevemedin desek
Ne farkeder ki hayata dair hiç bir şey yok
Aklım şaştı bu gidişe
Göz Güneşken güldüğümde
Neden şimdi yağmur oldu ellerimde
Sen giderken
Gecemde şiirim olur gözlerin
Simana dokunmak, hissetmek varken
Bu ıraklık beni soldurur sensizlikten
Yine gecemde şiirim olur gözlerin
Gitmelerin en saf halidir son bakışın
Saat on iki
Ve ben yalnızım
İmkânsızlık yüzüme vuruyor
Zaman geçmiyor
Sabah olmasını istiyorum
Dakikalar susuyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!