Bir kapıyı iki kere çalmam ben.
Çünkü bilirim,
insanın yüreği
kiralık bir oda değildir.
Açılırsa kapı,
çayın buharı yükselir masadan,
iki dostun sessizliği
bir ömür konuşur.
Açılmazsa...
Rüzgâr bilir adımı.
Yol bilir ayak izimi.
Ben de yürür giderim.
Ne bir omuza yük olurum,
ne bir gözün merhametine.
Gitmek isteyen,
çoktan toplamıştır valizini yüreğinde.
Ona zincir değil,
yol yakışır.
Çünkü sevgi,
kapıyı içeriden açan bir eldir;
zorlanan bir kilit değil.
Hayat dediğin,
avuçta taşınan sıcak bir ekmek gibi.
Paylaşılırsa çoğalır,
saklanırsa bayatlar.
Ben kırıldım.
Hem de öyle kırıldım ki,
aynaya baksam
parçalarım görünürdü.
Ama insan,
en çok kendi küllerinden öğreniyor
ayağa kalkmayı.
Şimdi önümde
eski bir masa,
demli bir çay,
uzayan akşam.
Olursa,
aynı gökyüzünü paylaşırız.
Olmazsa,
gökyüzü yine yerinde durur.
Ben de yürürüm.
Çünkü insan,
bir başkasını kaybettiği gün değil,
kendinden vazgeçtiği gün yenilir.
Ben
yenilmeyi değil,
yürümeyi seçtim.
Kayıt Tarihi : 26.06.2026 23:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!