Sırrını Ellere Yaydın mı Dağlar
Keklikler kayada öter eğlenir,
Gönlünün sesini duydun mu dağlar?
Yaylagüzelleri nazlı beğenir,
Yürek sevdasına uydun mu dağlar?
Geçti karşıma da gözünü süzer,
Bana işve yapar dersem kim ne der.
Eğdirdi başını saçların bezer,
Artık sabrım biter dersem kim ne der.
Yekindi yerinden baktı konağa,
Yaşlandım yoruldum çekemem artık,
Ömrümü gurbete eğleyen yollar.
Sevdalı gönlümü sen ettin yitik,
Hasret de sinemi dağlayan yollar.
Nice dağlar aştın saplandın kara,
Bu kadar düşünme diyorsun bana,
Yalnızlık özümü dağlıyor Ceren.
Hasrette özlem de yanıyor sine,
Kader yollarımı bağlıyor Ceren.
Güzeller kurbanı derler adıma,
El elin derdini nereden bilir,
İçerim yanarken gül derler bana.
Elin derdi ele oyuncak gelir,
Söylesem dillerin bal derler bana.
Yüksek uçan gönül engini bulur,
Bazen bal damlatır bazen de zehir,
Ağzından çıkarken söze dikkat et.
Bazen gülümsetir bazen de kahır,
Söylerken baktığın yüze dikkat et.
Tatlı söylediğin çan katar cana,
Fesleğen çiçeği dalları gibi,
Aşk ile uzattım elimi bu gün.
Tan vakti bülbülün dilleri gibi,
Maksadım muradın alımı bu gün.
Ahtın da durmayan işveli güzel,
Çobanbey Yavşan’dan yüklendi göçü
Afşin’de durmadı geçti gidiyor.
Elbistan ovası ne idi suçu?
Gurbeti kendine seçti gidiyor.
Durmadı yollarda bakmaz arkaya,
Bir İncecik Duman Tüter
Bir incecik duman tüter,
Yaman çıkar ocağından.
İçin için yanar biter,
Kara sevda sıcağından.
Ayakaltı gezdim kaldım ortada,
Buyur geç dediler kuş oldum şimdi.
Yumuşak koltukta uyku potada,
Kestirme derdinden haş oldum şimdi.
Babam oku dedi derde boyandım,
TEBRİKLER ÜSTADIM
Kör gözler, sağır kulaklar olduktan sonra, üstüne de yaltaçlığı ve yardakçılığı ekledikten sonra, kimler alim olmaz ki?
Değerli çalışmanızı kutlarım.
Güzel şiirinizi beğenerek okudum.Yüreğinize sağlık.