Caddelerden geçiyorum
Islık tutturmuş yürüyorum
Nefesimde nefsime tabii
Kalbin aynasını kırmaya gidiyorum.
Hanım dedi giriyoruz perhize
Biraz olacak misafirimiz
Az buçuk zeytin
Kibrit kutusu kadar da peynir ile.
Hanım köylülükten
Yırtık,pırtık,eski
Farketmez getir yapılır dişi.
Pörsümüş de olsa
Dişi her zaman dişi.
Yıkılmaz surlarımı yıktılar,
Girdiler ta içime,iliklerime kadar sokuldular.
Akan kanıma aldırmadan
İndirdiler talihin kör kırbacını benliğime,
Kuytu köşelerde bıraktılar beni,
Döndüm deliye.
Zordur döşek olmadan yatması,
En iyisi,en iyisi gurbetçi yatağı.
Ne güzeldir üstünde
uçsuz bucaksız hayallere dalması.
ihtiyaç olduğunda arazi,
Lazım değilse lisanı-ı terazi,
Tanıdık mı geldi,
Evet-Doğru bu bizim Niyazi.
Siz altın tepside yersiniz
Biz kalaylı kapta.
Bize yudum yudum suda
Size niye damacana ?
Trenler doğuya gider,
Trenler batıya gider,
Açmış taze gül gitti gider .
Elde var nagelir,yandım anam
Dünya bana dar gelir.
Politika molitika anlamam,
Gençliğim var
Mapus damlarında kalamam.
Israr etme ağabey
Ben kurtlara yem olamam.
Etmeyiz diye hovardalık
Sanmayın bilmeyiz o bardalık bu bardalık.
Bakmayın böyle durduğumuza
kaç kadınlar geçti elimizden satılık.
Tabi o zaman filintaydık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!