Evladimın acısı Şiiri - Şair Zuzu Şiir K ...

Şair Zuzu Şiir Kadın
39

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Evladimın acısı

Sobanın içindeki son odun da çatırdayıp sönmeye yüz tuttuğunda, evin içi yavaş yavaş soğumaya başladı.
Zehra ellerini dizlerine koymuş, karanlık mutfağın camından dışarı yağan yağmuru izliyordu. Çatının bazı yerlerinden damlayan sular eski tencerenin içine “tak… tak… tak…” diye düşüyordu.
Ev sessizdi.
Eskiden bu evde kahkaha olurdu. Küçük ayak sesleri olurdu.
“Anne acıktım…” diye bağıran bir çocuk sesi olurdu.
Şimdi sadece sessizlik vardı.
Zehra, eski sandığın içinden küçük kırmızı bir kazak çıkardı. O kadar küçüktü ki iki avucunun içine sığıyordu. Kazağın yakasını yüzüne götürüp kokladı. Çoktan gitmiş olan o kokuyu hâlâ arıyordu.
Oğlu Mert…
Kışın en sert günüydü hastaneye götürdüğünde. Kar yağışı yolları kapatmıştı. Kucağında ateşler içinde yanan küçücük bedeniyle saatlerce araç beklemişti.
Mert titreyen sesiyle:
“Anne üşüdüm…” demişti.
Zehra kendi montunu çıkarıp oğluna sarmıştı. Kendisi buz gibi olmuştu ama yine de oğlunun ellerini nefesiyle ısıtmaya çalışıyordu.
Hastaneye vardıklarında doktor çok geç kaldıklarını söylemişti.
Bir annenin dünyası bazen tek cümlede yıkılırmış.
Zehra o gün öğrendi bunu.
O günden sonra evin içindeki saat bile durmuştu sanki.
Mert’in oyuncak arabası hâlâ kapının yanında duruyordu. Küçük ayakkabıları hâlâ yatağın altındaydı. Zehra hiçbirine dokunamamıştı.
Çünkü bir anne, evladının yokluğunu kabul edemiyordu.
Her gece yatağın diğer tarafını boş bırakıyordu.
Belki gelir diye…
Her sabah iki kişilik kahvaltı hazırlıyordu fark etmeden. Sonra ikinci tabağa uzun uzun bakıp sessizce kaldırıyordu.
Bir gün komşusu kapıyı çaldı.
“Zehra biraz toparlan artık…” dedi.
Zehra sadece başını eğdi.
İnsan bazen toparlanamazdı. Çünkü dağılan şey bir eşya değil, kalbin ta kendisiydi.
O gece elektrikler kesildi. Ev tamamen karanlığa gömüldü. Zehra eski battaniyeye sarınıp yere oturdu. Sonra bir anda koridordan küçük bir ses duydu.
“Anne…”
Kalbi duracak gibi oldu.
Ayağa fırladı.
Koridora koştu.
Kimse yoktu.
Ama annelik bazen insanın kulağına olmayan sesleri bile duyururdu.
Zehra duvara yaslanıp yavaşça yere çöktü. Hıçkırıkları evin duvarlarına çarpıyordu. Ellerini ağzına kapatıyordu ki komşular duymasın.
Çünkü bazı insanlar acısını bile sessiz yaşar.
Sabah olduğunda yağmur durmuştu.
Gökyüzü griydi.
Zehra, Mert’in mezarına gitmek için eski paltosunu giydi. Elinde küçük kırmızı kazak vardı. Mezarlığa vardığında toprağın üstündeki ıslak çiçekleri düzeltti.
Sonra titreyen sesiyle konuştu:
“Ben seni doyuramadım oğlum…
Ben seni yaşatamadım…
Ama inan… seni çok sevdim…”
Rüzgâr hafifçe esti.
Zehra başını mezar taşına koyup uzun süre ağladı.
Öyle ağladı ki sanki yıllardır içinde tuttuğu bütün acılar toprağa akıyordu.
Ve o mezarlıkta, kimsenin duymadığı bir yerde, bir annenin kalbi sessizce kırılmaya devam etti…

Şair Zuzu Şiir Kadın
Kayıt Tarihi : 19.05.2026 22:21:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!