Bir çukur açtım gönlümün derinliklerine
Her akşam yitirdiğim umutları bir bir içine atıyorum
Ben yanıyorum, içimde gönlüm yanıyor
Sanki yemeğin tadı tuzu çekilip gidiyor tatsız tuzsuz oluyor hayat
İnadımdır bilirsin yarama tuz basarım
Dağlara yürüdüm hiç eğrilmeden
Ovalar aştım çamur batak demeden
Sana ulaşmak istedim hiç düşündün mü
Neden
Geldim ama ben bittim istemeden
Seversin diye kırmızı gül almıştım
Bursa denilen şehir
Çiçek tarlası bu gece
Dağ yolundan bakınca
Cap canlı ve bir okadarda yanlız
Arabalar akan su gibi yollarda
Havanın renginin önemi yok bugün
Bakışlarımdaki durgunluktan değil denizin sessizliği
Düşüncelerimdeki kimsesizlik ve yorgun düşünceler
Sensizlikten daha güzel bu gün
Sana soramadığım soruları
İlk olan hiç unutulmuyormuş
Hatırlasana ilk bisikletini
İlk okulunu,ilk öğretmenini
Ve
İlk sevdanı
Hiç unutulmazmış meğer
Bir daha geri dönüp bakma
Ardında kalanları poyraz rüzgarı götürsün
Baharda yeşermiş renk renk duyguları
Ayrılık, güz mevsimi gibi silip süpürsün
Al yazmalım kınalı kuşum,
Dili dikenli gözü yaşlı kara kuşum
Bahtı kara, gönlü deryam
Gülmez yüzün gülsün,eğik başın dik dursun.
Neyim var diye sorma kendine
Sevda türküleri dinliyorum
Ölümsüz aşklar için yakılmış
Şiirler okuyorum sanki şair bizim için yazmış
Öyle bir yaşıyorum ki işte şuan
Sensiz ama ruhunla baş başa
Sevgi duvarı örüyor etrafımızı
Ne kadar çok isterdim bir bilsen
Tekrar seni seviyorum diyebilmeyi
Kurumuş gülün açmayışı gibi
Seni seviyorum diyemeyişimi
Nekadar isterdim bir bilsen
Seninle sarmaş dolaş,el ele gezmeyi
Çok şey,
Çok şey bekledim belki de senden
Bir dünya kurmuştum, içinde sen ve ben birlikteydik
Kurduğum hayallerde sen hep yanımdaydın
Kumsalın kumunda beraber yürüyor
Dağın doruğunda beraber üşüyorduk




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!