İçimde kopan feryatlara bir nebze sus payı
Toprağın, yağmura özlemi gibi
Açlıktan,muhtaçlıktan
Özlemle beklemek sadece seni
Kara bir bulutsun üzerimde
Bir kuş kadar özgür olur uçar diyar diyar
Bazende bir kaya gibi durur yerinde
Bazende bir pamukkadar yumuşak
Bir çocuk kadar narin
Göğüs gerdi nice badireye
Bazende göl oldu duygular
Sorgular bitmiyor gecelerin süresi kısalmış
Gündüzler kara zindan, zaman sokağı daralmış
Bir rüzgar ki yakıyor tenimi,içimde bastıramadığım bir isyan
Yar ihanete yatkınmış.
Koşuyor gönlümün atı hem de dört nala
Balkanlardan yağmur olup geliver
Sellerin sarsın beni
Alıp götürsün götürebildiğini
Taşısın içinde benden bir şeyimi
Çölden rüzgar olup geliver
Her şeyin bir sonbaharı olduğu gibi
Yaşın sonbaharında,
Hüznün ağırlığı bir başka
Hele vardıysan aşkın yaprak dökümüne
Umutları örtmüşse solgun sararmış yapraklar
İç sızılarında hüznün koynunda kalmışsan
Uykusuz gecemde
Soğuk sokaklar alıp götürür beni
Savurur rüzgar, bir oyana bir buyana
Sabah olsun istemem
Gözlerimi kapamak işkence gelir
Seni düşünmek sadece seni
Solgun yapraklar
Ayaklar altında yaşanmışlar gibi eziliyor
Yok oluş sürecinde hızla tükeniyor
Ömrüm gibi
Vücudumu titreten, rüzgarın serinliği
Gidebildiğim kadar giderim
Gönlüm ne kadar derinse
İşte o kadar seni de derine gömerim
İstemem lütuf, ben başımı alırda giderim
Zannetme gözlerim açık, aslında körüm
Geldiğin gibi git
Ardına bakmadan
Kavgaların senin olsun
Sevgimi bırak da git
Dünyanın gamına dem vurdum
Gecelerin yargıcı bitmeyen düşünceler
Bir kapı açılır gecenin koynunda
Bir biri ardına çağırır mübaşir
Başlar yargılama sense garip acizane savunmada
Her bir hücren isyandadır şimdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!