Çölde birer kum tanesiyiz
Sende bende
Yada kervanda seyyah ikimizde
Tesadüf yan yana düştük işte
Farklı görünen bir şeyimiz yok
Dıştan bakan biri için öyle
Cemile imiş narinin adı
Cilve işve hepsi onun tadı
Var mı dünyada Cemile’den tatlısı
Ne Galatasaray nede Kabataş Lisesi
Bitirmiş Bursa Atatürk Lisesini
Uçakların hava boşluğuna düşmesi gibi
Düşmüştüm senin boşluğuna
Öylece yıllarca kala kaldım
Ne çıkabiliyordum
Nede düşebiliyordum aşağıya
Korkuyordum kimi zaman
Eskitmeli şiirleri
Şarap gibi yıllandırmalı
Sevgili gibi bakıp seyretmeli
Okudukça kelimelerdeki manayı anlamalı
Eskitmeli yılları
Kır çiçeklerinden kumral saçına
Taç yapmayı düşledim
Saçlarının güzelliğini örtmesin diye
Lale sümbül bezedim
Kar yüzüne gölgem leke olmasın diye
Hep önünde eğildim
Ölümün kucağında sevmişim yarimi
Bir çiçek gibi koklamak istemiş
Arının polen almasından sakınıp
Kem gözlere küsmüşüm
Yolları mekan etmiş
Mavinin büyüsü gitmeden
Vakit akşamın kızıllığı
Akşam Güneş’i ufukta solmadan gel
Bir aşk büyümüz var
Düşlerde yaşanılmak istenen
Vakit henüz erken
Dağların karı eridi
Ağaçlar çiçek açmada
Yeni bir mevsimin esintisi var
İsyanı olan gelsin yanıma
Yaşama sarılırcasına her yer yeşerdi
Seni sevmekti günahım
Aşık oldum,sana inandım
Buydu boyun eğdiğim
Şimdi gidiyorsun durma git
Ardına bakma sakın
Taşlı hayat yolunda
Sende yek başıma koydun ya
Yağmurlar ıslatmaz bedenimi
Kar üşütmez artık
Beni böyle sensiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!