Yanan ateşine bakmadan
Kilit vursunlar deli gönlüme
Ümitsizliği yaşatmasınlar
Yalnızlıklarımı vermesinler kimseye
Sevginin değerini bilmeyene
İşte O
Sorma bana aşkı, anlatamam ki sana
Gözlerine bakıp dünyadan vazgeçiyorsam
İçimde garip bir his kıpırdanıyorsa
Sonsuza kadar yaşama isteğiyle doluyorsa içim
İşte o
Sevmedim kimseyi
Seni sevdiğim kadar
Ağlamamıştım
Sana ağladığım kadar
Elimden geldiğince
Kurumuş gül yaprağıyım ben
Sen taze yapraksın filizde
Gökten düşen yağmurum ben
Ardımdan gelen gök kuşağısın sen
Gecenin karanlığıyım ömründe
Canımdan can koparırcasına
Bir parçamı kesip atarcasına
İçimdeki seni parçalarcasına
Öldürüyorum kendimi ve içimdeki seni
En yüce dağları aşıyormuşçasına
Ve sen
Sebeplerde mutluluk arayan kanadı kırık kuşum
Kediler sokağında cirit atarsın
Yarenlik edersin seni bitirecek illete
Rüzgara kapılmış sonbahar yaprağı gibi
Savrulur gidersin
Denizin hırçın suyundan
Yol vermez dağların heybetinden
Irak yolların ıssızlığından
Sakınırım,kıskanırım seni
Gidip gelmeyişinden
Değiştim sanıyordum
Oysa değişen sadece zamanmış
Simalarmış değişen
Kalpte yaşananlar hep aynı
Oysa duygular değişiyormuş
Yanan ateşin alevlenip sönüşü gibi
En son ne zaman tuttun ellerimi
Ne zaman gözlerime baktın
Hatırlamıyorsundur
Bende unuttum artık.
Eskide kaldı hepsi
Sakladık yüreğimizde bir yerlere
Deryada kotrayım şimdi
Rotasız gezer dururum
Senin koyun hariç
Her liman sığınak bana
Gökte uçan kartalım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!