En son ne zaman tuttun ellerimi
Ne zaman gözlerime baktın
Hatırlamıyorsundur
Bende unuttum artık.
Eskide kaldı hepsi
Sakladık yüreğimizde bir yerlere
Deryada kotrayım şimdi
Rotasız gezer dururum
Senin koyun hariç
Her liman sığınak bana
Gökte uçan kartalım
Sevginin ateşini sende öğrenmek güzeldi
Yaşayınca tadını alabildim
Gönül güzeline bağlanmayı umutlarım yeşerince
Gerçek sevmeyi seni sevince öğrendim
Hayal kurmayı unutmuştum
Onu da senin sayende tekrar öğrendim
Kopan fırtınalara esir olmuş
Savrulur gider deli gönül
Yanan ateşin küllerine yarenlik eder
Umut dağlarına sırt vurur, çeker acısını
Yalnızlığı hisseder her iç çekişinde
Geceleri yaşıyorum
Gündüzleri isteyene sattım
Mutluluksa hayat denizinde
Ben ay ışığında mehtabı seçtim
Sattım uykularımı
Kem gözlere inadına
Mavi boncuk takmalı saçına
Kumral nede yakışırmış
Nazar boncuğu az bile sana
İnce beline işvene, nazına
Bir gül alsam elime
Vereceğim yar sen olurdun
Düşüp kalsam yerde
Tutup kalkacağım el sen olurdun
Bir fidan olsam eteğinde
Bir bir saymalı geçen günleri
Ardına baktıran sevgiler gibi
Tekrar tekrar yaşamalı zihinde
Umutları asmalı tavana
Bir gül bulmalı ama hiç solmamalı
Bir kağıt bir kalem
Birde sen varsın
Gözümde hayalin
Yüreğimde ateşin
Bir sen varsın işte
Hiç penceresi olmayan
Karanlık odalardan yer seçtim
Gözüm kapalı gönlüm kapalı
Bir bir saydım ömür günlerimi
Hatalarımı serdim divana
İki ateş arasında geçen ömrüm bir yana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!