Gözlerinde yaşama iksiri gördüğüm
Söyle,nerde kaldı onca gülümseme
Denizin şarkısında, hiç kopmayacakmışçasına sarılmalarımız
Titreyen ellerinde hissettiğim sevgin nerde
Söyle, gönle bir bıçak gibi giren sevdan değilmiydi
Göçe giden turnalar
Nazlı yare benden selam söyle
Boynu bükük kaldığımı
Yar diye bağrıma köz bastığımı söyleme
Gül yüzüne hasret kaldığımı
Çok sıkı sarılma dünyaya sen, ben olamazsın
Çok isteme mal, mülk,şan,şöhret
Dünyanın şehvetine doyamazsın
Çok sıkı sarılma bir gün nasılsa ayrılacaksın
Sev kendini ama aşık olma
Karanlık geceler bezerim ömür giysime
Gündüzlerden sorma beni
Şu dünya alemde bir ufak nokta da olsam
İçi boş dağlara sorma beni
Göz nuru ile motiflere sakladım yüreğimi
Seni, seninle yaşamayı isterken
Rüzgarın mırıltısındaki yalan sözlere inandın
Sonu bulunmayacak yola düşünmeden gittin
Ben seni,kıydığın yüreğimde taşıyacağım sonsuzluğa
Gidişlerin korkularından kurtulma olduğunu sanmıştın
Boş sokaklar dostum
Geceler mekanım
Ay ışığım
Çoban yıldızı yarim olsun
Düşüncelerim alsın götürsün
Oturmuş son sigaramla bakışıyorum
Son olduğunu nasıl anlatacağımı bilemiyorum
Ağır ağır yok edişini beni benden edişini
Nasıl anlatacağım
Elimde çakmağım ve sonun başlangıcı
Ateşleyip yakıyorum son sigaramı
Yangınlar içinde
Sana sitem dolu gönlüm
Suda boğulan insan gibi
Her ağzımı açıp bağırmak istediğimde
Tıkanıyorum
Yutuyorum içimdeki zehri tekrar
Suskun sular arasında
Uykular uçup gider semadaki yıldıza
Donup kalır bakışlar aynı noktaya
Uçup giden umudum,sevdam,gönlümün yarısı
Her giden gün,bir hücremi öldürür
Suskunluğun esrarı anlar gören gözler,
Susuyorsa dil, içinde çok ağırdır yük
Bir ucundan tutup çıkaramıyordur
Sözlere parçalanıp haykırılamıyordur
Anlamak için hep sözlere gerek olmamalı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!