semah dönerken
türkü yakarken
yaktılar bizi
anız yakar gibi yaktılar
bördü böcek nasıl
yandıysa
bazen
üzülürlerse üzülsünler diyerek
içimdeki birikimleri dilimin ucuna toplayıp
tam ortaya dökeceğim an
yine o aynı ses giriyor devreye:
ya üzülürlerse
alınteri gücüyle dönüyor saltanatın çarkı
kahkahalar yükseliyor
bulutları yırtan gökdelenlerden
bir lokma ekmeğin sevincinin yaşandığı gecekondularda
her sabah doğan güneşe şükrediliyor
- sömürü dakiktir, beklemez -
geze düşmeye görsün göz
görülür canın beş para etmediği pazar
bir hışımla çıkar gelir o kasırga
vadeli hesabın defteri bozulur
ayışığı gönüllerde yakamozlaşırken sancılar
Yıllar mı bizim içimizden geçti
bizi mi yılların içinden geçtik
bilemedik
toprak aktı, şu aktı, cemre düştü
dal olduk, can olduk, çiçeklendik
hamdık, piştik, nar olduk
ülke
dipsiz zift kazanı
hak, hukuk, adalet hak getire
sevgiye, dostluğa, emeğe, barışa, cana karşı, insanlığa aykırı ne kadar olumsuzluk, kötülük, vicdansızlık varsa
bir arada
iç içe, yapış yapış
kendisine
"kıyafetin utanç verici" diyen adama
dedi ki:
"düşüncene sahip çık
soyuyor beni"
bakışmışız
gel gel eylemişiz birbirimize
dere kenarındaki kovuklu ağacın altında buluşmuşuz
ben dereye taş atmışım
o kahkaha atmış
efendim neymiş
sokaklar soğuk
sokaklar çatısız
sokaklar çaresiz
sokaklar buram buram acı
yol yorgun
yol dert
Ben bu derde böyle düşer miydim hiç
Hayata bu kadar küser miydim hiç
Seni ölürcesine sevmeseydim
Ben her gece böyle içer miydim hiç
Rüya gibi dev bir aşkımız vardı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!