aşk ummadığın anda bulur seni
volkanlara özgü lavlar akar düşüncene
heyecandan kalbin gögüs kafesini parçalar...
ayrılık da aşk gibidir
ummadık bir anda gelir
damarlarında cehennem ateşi dolaşır
ben
sen varken nasılsam yine öyleyim
neşem
coşkum aynı
ömrüm şen şakrak
sevdam çiçek çiçek
en pislik hayat bile güllük gülistanlık görünüyorsa sana
yaşama o camı kırılasıca pencereden baktığın içindir
doğruyu eğri
eğriyi doğru görüyorsun ya
haklıya haksız
canlarımı
cananımı terkedemem
alevlere bırakamam canımı cananımı
yanarım yanarım yanarım
kor olurum
kül olurum
aynalara bakarım geçen yıllar görünür
o yılların içinde yeşil dallar görülür
yarı çıplak bir hayal uzaktan bana bakar
bir çift gözün içinde portakallar görünür
şarkılar söylenir
yarım şarkılar
gelen yarım söyler
giden yarım söyler
bir türlü tamamlanmaz
yarım söylenir şarkılar
sözler vardır söylenmesi kaçınılmaz
dilinin ucundadır
damladı damlayacak
içindeki o hisli çocuk
kulağına bir şeyler fısıldar
ve sen karşındakinin adına utanırsın
padişah yalan üretir
vezirleri besler, büyütür...
fitilleri dualı mumlar yanar
yatsılarca...
sokaklara dökülür saray muhafızları
vatan haini bulunur...
iki kişiydiler
birinin gözüne perde indi
kalbiyle gördü
diğerinin kalbine perde indi
kör oldu
gözlerimde gözlerinin
ellerimde ellerinin sıcaklığı duruyor hâlâ
kaç mevsim geldi geçti
kaç kez çiçek açtı ağaçlar
kaç kez göç etti kuşlar
sen hâlâ yoksun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!