adı narin
adı gibi narin
sekiz yaşında
ömrünün baharında
baharda zemheri eser mi hiç
dal çiçeğinden vazgeçer mi hiç
narşist bir sevdanın ağına düşmeye gör
yandığının resmidir
zaman zaman üzüntüden boğulacak olsan da
karşındakinin masumiyet yüklü sahte bakışlarındaki o "gönül çelen tebessüm" ventolin gibi gelir sana
ve sen
ferahlarsın, rahatlarsın
gürül gürül akan ömür yaşadık
ama az, ama çok, ama yaşadık
ayrı ayrı dinler, diller içinde
ölmek için biz ne günler yaşadık
yıllar ötesinden intikal eden kalıtsal bir düşüncenin potasında ağır ağır eritiliyoruz
cicoza* dönüştürüldük
birileri bizimle "baş oyunu**" oynuyor
ülke dingonun ahırı
kim giriyor kim çıkıyor belli değil
her taraf cadı kazanı
kendisinden sakız çiğnediği için ayrıldığımı söylüyormuş
yalan
kaç kez dedim ki
şu sakızı patlatma
bana savaşları hatırlatıyor
annem beni
bir deri bir kemik götürmüş dispansere
doktor
"bu çocuk çok bakımsız kalmış, yaşamaz" demiş
yazdığı reçete annemi ağlatmış
ne elde varmış
biliyorum
insanlık konusunda
kendinden eminsin.
sen yine de aklının
kalbinin köşelerine bir bak
madem ki kararlısın
gideceksin
ne diyebilirim ki
öyle bakma gözlerime
duymak istediğini duyamazsın benden
gitme demem
papatyanın en canlısını kopardı
“seviyor, sevmiyor” diyerek
yapraklarını yolmaya başladı
“seviyor” çıktı
dünyalar onun oldu
sevdiği başkasının
her şey
gün gibi ortada
görüyorsun görmezden
duyuyorsun duymazdan
biliyorsun bilmezden geliyorsun
deve tabanı gibisin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!