şartlanmış beyin
karanlıkta dikeni görür
gün ortasında gülü görmez
ağla
hüngür hüngür ağla
allahına kadar ağla
ister erkek gibi
ister kadın gibi
ağla
kadınlar
işçi kadınlar
evde, işte, aşta, çamaşırda, bulaşıkta, bağda, bahçede, tarlada, çocukta...
onlar vardı
günün 14 saati işte geçiyordu
24 saat yetmiyordu onlara
hani diyorlar ya kıyamet kopacak
öyle bir şey olsa
- çocuklar ne olduğunu anlamasalar
kanatlanıp uçsalar -
her şey kaybolsa
doğa kötülerin şifresini unutsa
bu sararmışlık
umutsuzluğun şaraphanesidir
siyah beyaz rengin masumiyetini katleden fingirdek zamanın hoyratlığını yaşıyoruz
bencilliğin puştluğundan doğan
bananeciliğin dibine düşmüşüz
ağlanacak hallere ağlayanların dönemini katleden kahkahanın müptelası olmuşuz
ay yüzlü
ceylan gözlü bir kadın
bana göz kırptı
aklım kanatlandı
kalbimin atışı değişti
kışın ortasında ağaçlar çiçek açtı
yürürüyorum
bir tedirginlik
bir korku var içimde
ya bir karıncayı
bir kıpırtıyı ezersem
sokaklar
aşkın tarifi yoktur
rengi vardır
tozpembesi coşturur
hayaller kurdurur
kırmızısı ateştir
yakar, kül eder, savurur
an oluyor
aşk ile
sevgi ile yanıyorum
candan geçiyor
canan oluyorum
an oluyor
ne zaman "aptal"
"salak" diye bir söz duysam
duygusallığımın bana yedirdiği kazıklar geliyor aklıma
aynalara koşuyorum
"sahi ben aptal mıyım? " diye soruyorum karşımdaki adama
her defasında aynı cevabı veriyor:




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!