Hayatıma renk veren varlığınmış meğerse,
Sen gidince anladım, gönlüm kaldı kederde.
Bir hayâl oldu artık kavuşmamız seninle,
Ben seni arıyorum, nerdesin şimdi nerde?
Albümdeki resimler o günleri anlatır,
Hayatımdan artık çıkardım seni,
Sanma ki boşluğun hiç dolmayacak…
Başka bir sevgili alır yerini,
Şu gönlümde yerin hiç olmayacak,
Dilimde de ismin yer almayacak…
Bu sevda ateşi söndü sanırdım,
Meğerki altında yanan köz varmış.
Yıllardır kendimi böyle kandırdım,
Heder olup geçen sade yıllarmış.
Acı bir tebessüm, manalı bakış,
Henüz ecel gelip kapın çalmadan,
Bir güzel busesi yap nazarlığın.
Ne aldın dünyadan ömür yaşadın?
Azrail iledir son pazarlığın.
Vakit erken henüz sökmedi şafak;
Sana olan hasretim, tüketirken ömrümü,
Gönlümün bahçesinde hazan mevsimi sanki…
Ayrı geçen günlerin, hiç çekilmiyor zulmü,
Her geçen gün daha çok özlüyorum inan ki!
Hatıralar önümde, anılar hep dilimde,
HER GÜNÜM DE ELEM VAR, HER GÜNÜM DE BİR ÇİLE,
GÜLECEKLER DİYEREK SÖYELEYEMEM Kİ ELE…
NE ŞU TALİHİM GÜLDÜ NE DE KADER BİR KERE,
GÜLECEKLER DİYEREK SÖYLEYEMEM Kİ ELE…
BU ALNIMIN YAZISI DEĞİŞMEZMİŞ MEĞERSE ,
Bir kasım sabahında,
Vedalaştık seninle;
Döneceğim tez diye,
Söz vermiştin yeminle.
Unutmuşsun besbelli,
Şekilden şekile girme, ne gerek,
Söyleyeceğin söz dilinde olsun.
Kelâmını etme geveleyerek,
Her ne diyeceksen yerinde olsun.
Her sözü, her yerde dilinden dökme,
Hayatımın baharı artık Hazan’a döndü,
Gönlümdeki bu sevda, yaşayamadan öldü.
Özlenen o mutluluk, o umutlar nerede?
Dünyam şimdi karanlık, âşk’ın Güneşi söndü…
Gözümden dökülürken yaşlarım sıra sıra,
Hayal edip de seni öptüm yanaklarından
O pembe yanağına ateş düşüp yandı mı?
Rüzgârlara seslendim seni çok sevdiğimi,
Sesim erip te sana, kulağın çınladı mı?
Gündüz düşlerimdesin, gece rüyalarımda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!