Yıllar öncesi bir günde,
Saat dokuz sırasında,
Haydarpaşa garında,
Vedalaşmak için seninle,
Buluşmuştuk bir peronda.
Gözlerimden akan yaşa bakıp ta
Sanma senin için ağlıyorum ben.
Duyduğum pişmanlık geçen yıllara
Heder olan ömre ağlıyorum ben.
Ne verdin ki bana acıdan başka
Sonu hicran olan âşk'ım yüzünden,
Yıllardır gönlümü yakan ateş var.
Neler neler çektim ben bu hüzünden,
Her gecem elemli, her gecem efkâr.
Bir ömür sürecek diye düşlerken,
Ömür kayığına binmişiz,
Gidiyoruz pupa yelken,
Aynı umman içinde,
Bilinmezliğe doğru.
Uğrak limanlarda,
Kimimiz geç inceğiz, kimimiz erken.
KADER
Yüklediğin günahlardan
Söylemeden tek bir haber
Bu alnımın yazısını
Neden böyle yazdın kader?
Kâlbimi çalan güzel,
Ne olursun olma el...
Aşkından divaneyim,
İnadı bırak ta gel.
Bakışların bir başka,
Nerede olursan çağır gelirim,
Yeter ki bileyim aradığını.
Sana her şey feda, iste veririm,
Koparma benimle gönül bağını.
Karşılıksız kalan âşk’ım olsan da,
Bu aşk ayrılıkla bitsin diye mi,
Sevmiştik böyle çok birbirimizi.
Suç kimin,acıyı çeken kim şimdi?
Ne olur gör artık şu hâlimizi.
Bunca yıl boşuna geçti ömürden.
Yine geldin habersizce,
Seneleri aşa aşa.
Gönlümdeki duyguları,
Dönüştürdün akan yaşa.
Merhametin yok mu senin?
Meyhanede her gece
Yalnız başıma,
Bir hüzün içinde,
Kadeh kaldırırken yitirdiğim yıllarıma.
Kadehler arkadaş,
Geceler sırdaş oluyor bana.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!