Bir gün anlarsın;
Meğer en derin sessizlik,
Söylenmeyen "kal"mış.
Ben giderken kapanan kapı değilmiş acı,
Ardından hiç açılmayanmış.
Biliyor musun,
Kaç özlemin ateşi yandı yüreğimde,
Kaç gece gözyaşlarım sel olup aktı içimde.
Bu kaçıncı uykulara adını sayıklayarak dalışım,
Bu kaçıncı sabaha biraz daha eksilerek varışım.
bir şehre benzer yüreğim
suskun ve durgun
uzak diyarlardan çıkıpta geldin
yoruldun ve durdun
en ücra köşesine taht kurup oturdun
Sen giderken
Yağmur yağıyordu bu şehre
Bulutlar sana ağlıyor
Gözyaşlarım sana akıyordu
Sen giderken
Allahım...
Ben bu dünyaya,
Hiç kimseyi kırmadan geçmek istedim.
Ama fark etmeden,
Kırdığım kalpler oldu.
Sen yine ona giderdin.
Sanki bütün yollar
Adını ezberlemiş gibi.
Arkana bile bakmadan giderdin.
Ben pencereyi açardım.
Gece usul usul içeri girerdi.
Allahım...
Bana çok vermeni değil,
Hayırlısını vermeni dilerim.
Uzun ömür değil,
İçi bereket dolu bir ömür isterim.
Yeminlerin vardı, hepsi yalanmış,
Sevdan dediğin de bir anlıkmış.
Ben seni ömürlük bildim gönlümde,
Meğer bütün yolların ayrılıkmış.
Kapımı çalmıyor artık geceler,
İçimde bin defa öldüm sessiz,
Nasıl bir yangın bıraktın içime?
Bir damla yaş bile akmadan böyle,
Ömür mü dayanır bu hasretime?
Vazgeç bu sevdadan ey garip gönlüm,
Pazarda satılan masallara karnım tok benim!
Ömürlük deyip, ilk yağmurda kaçanlara da!
Yarım gülüşlerle oyalama artık beni...
Seviyorsan ardında dur sevdamın.
Ya yüreğini koy ortaya, ya da çek git.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!