Ve sözlerin çınlar kulağımda
Ve gözlerin hala aynalarda
Gidişin gitmiyor gözümün önünden
Sanki kapanmak bilmiyen bir yara
Şimdi bana bir yabancısın
gün gelirde tanışırmış insan
içinde uyuyan o gizli telaşla
sende gün gelirde tanışırsan
yüreğinden uçuşan kuşlarla
hatırla beni...
Biliyor musun,
Kaç özlemin ateşi yandı yüreğimde,
Kaç gece gözyaşlarım sel olup aktı içimde.
Bu kaçıncı uykulara adını sayıklayarak dalışım,
Bu kaçıncı sabaha biraz daha eksilerek varışım.
Sen giderken
Yağmur yağıyordu bu şehre
Bulutlar sana ağlıyor
Gözyaşlarım sana akıyordu
Sen giderken
bir şehre benzer yüreğim
suskun ve durgun
uzak diyarlardan çıkıpta geldin
yoruldun ve durdun
en ücra köşesine taht kurup oturdun
Bilmeyeceksin, neler yaşadığımı, neler çektiğimi,
Kan olup damla damla damladım bilmeyeceksin!
Hayalin, gözümün önünde, anıt gibi durduğunda,sancılandığımı
Her sancıda kıvrım kıvrım kıvrandım bilmeyeceksin!
Çaldığında telefon, sana koştuğumu, her ses tonunda
Sen
Güneşli bir bahar günü çıkıverdin karşıma
Deli fırtınalar gibi azgın seller gibi geldin
Gelişinle
Bambaşka baharlar getirdin hayatıma
Aklım başımda değilki;
Nedenini bilmiyorum
Ya hiç kimse beni duymuyor,
Yada ben sesimi duyuramıyorum
çelikten bir bedenin içinde pas tutmuştu kalbim
aynı fabrikanın gölgelerinde doğduk
tesla damgalı iki beden çelikten yoğurulduk
Bazı sevdalar vardır
Kavuşulması güç uzaklıklar içerir
Yaşayan bilir sadece
İşte bende sana hasretim
Bir demlik çayın içinde
Ne zaman demlikte su sesi duysam,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!