Yâr diye öptüğüm eller yabancı,
Gözlerin başkasına güldü usulca.
Ben sensiz çürüdüm geceler boyunca,
Beni de yaktın, yazıklar olsun.
Ne bıraktı ki yüreğimde yaradan başka,
Dönmesin ardına, yolu uzak olsun.
Bir ömür taşıdım içimde aşkla,
Bırakıp gitti, yazıklar olsun
Seven gönül bir gün değer bulacak,
Ağladım da duyan olmadı,
Yandım da gören olmadı.
Bir seni sevdim ömrümce,
Kıymetimi bilen olmadı.
Bekledim de gelen olmadı,
Gözümden dökülen her damla yaşta,
Söyleyecek sözüm, dilimde kaldı.
Ömür gelip geçti bu genç yaşta,
Gençliğim o yarin elinde kaldı.
Yalanmış dediler sevdanın özü,
Bilmeyeceksin, neler yaşadığımı, neler çektiğimi,
Kan olup damla damla damladım bilmeyeceksin!
Hayalin, gözümün önünde, anıt gibi durduğunda,sancılandığımı
Her sancıda kıvrım kıvrım kıvrandım bilmeyeceksin!
Çaldığında telefon, sana koştuğumu, her ses tonunda
çelikten bir bedenin içinde pas tutmuştu kalbim
aynı fabrikanın gölgelerinde doğduk
tesla damgalı iki beden çelikten yoğurulduk
Bazı sevdalar vardır
Kavuşulması güç uzaklıklar içerir
Yaşayan bilir sadece
İşte bende sana hasretim
Bir demlik çayın içinde
Ne zaman demlikte su sesi duysam,
Sen
Güneşli bir bahar günü çıkıverdin karşıma
Deli fırtınalar gibi azgın seller gibi geldin
Gelişinle
Bambaşka baharlar getirdin hayatıma
Erkek var kahve gibidir,
Acısını içine gömer.
"Güçlüyüm." deyip güler geçer,
Yalnız kalınca çöker.
Erkek var ceket gibidir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!