VARDI 2
Nasıl yâr diyeyim, ben şimdi sana,
Gül'ü derilmemiş, dalların vardı.
Bir yabancı elsin, sen şimdi bana
Beli sarılmamış, halların vardı
Mecnunu sollayan sevdamız vardı,
Leyla bağlarında, umut elerdik
Şirin'i sollayan, sevdamız vardı,
Ferhat dağlarında, taşı delerdik
VAR DI
Nasıl der diyesin, sen şimdi bana?
Gülü derilmemiş, dalların vardı.
Hem haram hem elsin, sen şimdi bana,
Hani sarılmamış, bellerin vardı?
Aşkın kandilinde, sönmez ışıklar,
Söndüyse yağsız bir, fitili vardır.
Ecelsiz öldüyse, ölümsüz aşklar
Faili meçhul bir, katili vardır.
Bir edebim var ki, kırmızı çizgim,
Çiğnetmem çizgimi, asla ve asla.
Rabbim reva görmüş, alnıma yazgım,
Mevzu bahis aydın, ehil olmaksa,
Ehil olmak için, mektebe yürü,
Maksadın topluma, vekil olmaksa,
Vekil olmak için, mektebe yürü.
VASİYET
Ben yârin elinden, içtim baldıran,
Dalıp gitti deyin, devinsin cânân,
Aklımı sorarsa, oldum çıldıran,
Çelip gitti deyin, savunsun cânân.
VASİYET-İ NASİHAT
hep,
ansızın başlar bu yolculuk oğul....
iki kapılı handan.
VASİYET-İ NASİHAT (2)
Haram lokma sokma, sakın hanene,
Her akşam yuvana "terle gel oğul"
Hızır İlyas uğrar, ekin danene,
Aklı yok, fikri yok, deli gönlümün,
Nasihat etsem de, söz geçmiyor ki.
Mecnun'dan beterdir, hali gönlümün.
Ben geçtim desem de, öz geçmiyor ki.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!