HANİ ELÇİYE ZEVAL OLMAZDI
Kırdılar ayaklarını aşkla koşan atların
Kırdılar kanatlarını sevdayla uçan turnaların
Kırdılar umutlarını, büktüler boyunlarını, barışa bayrak sallayan çocukların
Hani elçiye zeval olmazdı!.
HASRETİN COĞRAFYASI YOK
Adın akınca yüreciğime,
kirlerim göç ediyor diplerime
Adın akınca yüreciğime,
binlerce serçe göç ediyor kimsesizliğe
HATİF
Ahh Ross
Ahhh...
Yine mi Hatif
Öyle içten, öyle derin ki
HAYAT EYLEM
Hayat Eylem…
Bana hayatı öğreten kızım
Duvardaki sazım
Dudaktaki nazım
HEPİMİZ ÇOCUKTUK OYSA
Utandım…
Eğildim, bir kez daha utandım…
Bende sizler kadardım bir zamanlar
Aynı gözlerle baktım
HER MEVSİM YAS VAR YURDUMDA
Koptu
Kopacak denilen,
kıyametlerin tümü…
Kuş konacak dal bırakmadınız yurdumda
HER NEYSE
Senden bana bir neyse kaldı
Yarım bir cümle gibi
Kaçak ve korkak
Ne yengindi, ne yenilgin…
HOŞGÖRÜNÜN SINIRI
Bakma böyle
hoyrat, hoyrat güldüğüme
Sen,
gram, gram giderken
IĞDIR’LIM
Ararat’ın sessizliğinde büyüyen
heybetli bir dağ gibiydi yüreğin…
Bakışların,
uçsuz bucaksız bir bereketti bana
İHANET ATEŞİ
Sonuna gelmiştik mavi düşlü sevdanın,
ortasındayken gri bir sonbaharın…
Uykusuz şehirleri bırakıp ardıma,
sensizliğimi ilan ettim dağbaşlarında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!