Ne bir ses ne bir nefes var
Gitti yavrum dağların arkasına
Silahlar hep konuşur da
Niye sessiz hep uçan kuşlar.
Yetiştir, büyüt elinden alsınlar
Çocuklar büyüdüler
Kazık kadar oldular
Oldular da ne oldular
Ne şiirden anlarlar
Ne de kesilen bir
bilekten kanın
Bu kıza tam bin kayme saydık
Daha istese onu da bulacaktık
Annesi çok istedi “masum” dedi,
Ben onu adam ederim dedi.
Oğlan pek yanaşmadı da
Anası başımın etini yedi.
Alır kaynana:
“Kayınvalide de neymiş, kaynanayım işte
Ben onun hesabını görürüm hele bir düşsün elime
Oğlumu benden alıp üzerine oturacakmış
Keyfini sürüp şu köşede kurulacakmış
Ben onun canına okurum,alırsın hemen ahıra
Çeşmebaşında kızlar ağızlarını açmışlar
Aman ne laflar ne laflar,dinleyin bakın
Anlayabilirseniz anlayın,bana da anlatın
Güya kızın daha önceden sevdiği varmış
Kız oğlanı istememiş pek nazlanmış
Ellerde laf çok, herkes car car konuşur
Bilir misin derinin gerginliğini
Davullar çalınan,
Sessizlikte işleyen çarkı
Sevginin neden konuşulmadığını.
Oysa şarkılarla gelir
Ateşti pek sıcak yanaraktan bir akşam
Şekerli ağzım dilim kızıl acıyla kurudu
Oy anam ben ağladım elime bakaraktan
Acıydı biber gibi korkulu bir yanmanın.
Fırladım evden kaçtım öylesine hızlıydım
Vahittin Bozgeyik 2.Şiir Yarışması Onur Ödülü tarafıma verilmiş. Yirmi yıl Üniversitesine hizmet ettiğim, gazetelerinde dergilerinde şiirler, makaleler, öyküler yazdığım bir kentin bu ince duyarlığı, kadir bilirliği, insan severliği her türlü takdirin üzerindedir.
İşin en güzel yanı, bu Onur Ödülü’nü Türkiye ve Gaziantep Şiirinin en önde gelen ve hiç unutulmayacak şairlerinden biri olan Ülkü Tamer’den sonra almam. Bu benim için daha büyük bir öğünç kaynağı olmuştur.
Vahittin Bozgeyik (1945-2005) , Gaziantep’in doğuştan sanatçı, yazar, şair, bestekar bir hemşerisidir. Sanatın bütün belli başlı dallarında kendini göstermiştir. Sinema’da bir çok filmde rol almış; tiyatro’da çeşitli oyunlarda önemli rollerde görünmüş; sonuçta Gaziantep’e dönmüş “zafer” gazetesini kurarak basın yoluyla hemşerilerine hizmet etmiştir. Türkiye’nin belli başlı dergilerinde yüzlerce şiiri yayınlanmıştır. O bakımdan Gaziantep’in yetiştirdiği çok seçkin şairlerinden biridir.
Tik tak,tik tak
tiktaklarını yaparak yaşamak
yaşamak mı dersin;
erdem bu mu dersin..
evet bu da yaşamak
hayata karşı
Atsak atız n’olmuş, biz asil soydan
Arabacı atı değil bu, arap kırmasından
Köy yerinde yerimiz eşekten önde
Kızı biz taşırız köy düğünlerinde
Öyle anırmak yok ayıptır ayıp
O, eşeklerin yaptığı, terbiye kayıp




-
Melaike Hüseyin
Tüm YorumlarGüzel bir manzara olmuş yine Hocam! Günlük gibi.
Hanımefendiye selamlar. İncir olacak da yenmeyecek mi Hocam! :-) Avrupada tane ile satılıyor şu incirler. Tanesi söylemesi ayıp, bidolar. Gurbetçim durur meyve tezgahı önünde, bakar şu memleketinden gelen teker teker kağıda sarılı, içi bal dışı ...