3. Şiirin Moda Boyutu:
Sanatta, şiirde “Moda” var mıdır? Yani bazı anlayışlar günümüzün anlayışına, zihniyetine göre, değişir, biçimlenir mi? Keşke bu soruya,”Hayır, şiirde asırlardır kabul edilmiş şekiller,anlayışlar vardır; onların dışına zinhar çıkılamaz..” diyebilseydik. Ama gerçekler onu göstermiyor. Nasıl kadın elbiseleri, çantaları her mevsim değişiyorsa, şiirdeki anlayışlar da asırlarla, yıllarla birlikte değişme gösteriyor. Şimdi soralım, bugün Fuzuli gibi şiirler yazmak istesek, bunu ısrarla sürdürsek ne olur? Yada Karacaoğlan’ı taklit etsek, onun gibi şiirler yazsak..Biraz can sıkıcı olmaz mı?
Günümüzün davaları başka; şiir o katı kurallardan, biçim içerik anlayışlarından kurtuluyor. Her yerde olduğu gibi şiir alanında da “devrim” oluyor…Bunun farkına varmak lazım. Devrim demek, değişim demek, iyiye, güzele, doğruya …Bu yönde bir değişim zor; aslında değişim; çoğu kez rahatsız edicidir. Tembel kafalar için, değişmek demek,ne demek? Zor iş..Yeniyi yorumlayıp,anlamak,ona uymak..Toplumbilimsel açıdan toplumların değişmesi çok uzun süreçler alır. İşte size üç asırdan üç kıta:
Yecüş – Mecüş Milleti
Çok alametler belirdi Kaf Dağının ardında
Alpler diyarında Semerkant ilinde Fergana’da
Hepsi de silahlıydılar Ahalteke atlarına bindiler
Vahittin Bozgeyik 2.Şiir Yarışması Onur Ödülü tarafıma verilmiş. Yirmi yıl Üniversitesine hizmet ettiğim, gazetelerinde dergilerinde şiirler, makaleler, öyküler yazdığım bir kentin bu ince duyarlığı, kadir bilirliği, insan severliği her türlü takdirin üzerindedir.
İşin en güzel yanı, bu Onur Ödülü’nü Türkiye ve Gaziantep Şiirinin en önde gelen ve hiç unutulmayacak şairlerinden biri olan Ülkü Tamer’den sonra almam. Bu benim için daha büyük bir öğünç kaynağı olmuştur.
Vahittin Bozgeyik (1945-2005) , Gaziantep’in doğuştan sanatçı, yazar, şair, bestekar bir hemşerisidir. Sanatın bütün belli başlı dallarında kendini göstermiştir. Sinema’da bir çok filmde rol almış; tiyatro’da çeşitli oyunlarda önemli rollerde görünmüş; sonuçta Gaziantep’e dönmüş “zafer” gazetesini kurarak basın yoluyla hemşerilerine hizmet etmiştir. Türkiye’nin belli başlı dergilerinde yüzlerce şiiri yayınlanmıştır. O bakımdan Gaziantep’in yetiştirdiği çok seçkin şairlerinden biridir.
Tik tak,tik tak
tiktaklarını yaparak yaşamak
yaşamak mı dersin;
erdem bu mu dersin..
evet bu da yaşamak
hayata karşı
Tarih Düşmek 1: 23.Eylül.2010
Bundan böyle tarih düşeceğim günlere,aylara
Saatlerin adını alıp adım gibi koyacağım kağıtlara
Oturduğum yere oturdum,diyeceğim; öldüğüm yere öldüm.
Bundan böyle tarih düşeceğim günlere,aylara
Saatlerin adını alıp adım gibi koyacağım kağıtlara
Oturduğum yere oturdum,diyeceğim; öldüğüm yere öldüm.
Artık daha da neler.Olur mu canım,fasulyeli pideler..
Şu an Erdek’te Kurbağalı’da oturmuşum
Yine balkondayım.Sabah vakitlerden ayaz
Hava bulutlu.Komşum Nuray abla balkona çıktı
Günaydın,dedi; selam çaktı. Her sabahki terane..
Oturdu ilk sigarasını içti. Zehirle kendinden geçti
(Bir de hep baş dönmesinden şikayet eder!)
Gatti’nin kıçına bir tokat attı. Niye ki! ?
Eylül çok hızla yol alıyor.Bugün ayın 25’i
Gatti bugün bana kızgın. Hiç yüz vermiyor
Kıçını dönmüş yatıyor.Bugün benden de ona yüz yok
Ne yapalım. Bugün esasen bulutların günü
Başımızın üzerinden hızla geçiyorlar.Hey nereye?
Sokaklar boşaldı,Erdek’in insanları
Kendi ülkelerine göçtüler
Sadece Gatti ile ben karşılıklı
Bakışır,söyleşiriz bir garip lisanla.
Gatti kedice biliyor,okumasını da söktü
Yaşın olmuş yetmiş,derler ki işin bitmiş
Tansiyon 24, şeker 370’i fırlayıp geçmiş
A doktor oğlum, bana bir reçete yetmez
Hastalıklar bula bula hep beni seçmiş.
Tansiyon dersen, tam dört çeşit hap




-
Melaike Hüseyin
Tüm YorumlarGüzel bir manzara olmuş yine Hocam! Günlük gibi.
Hanımefendiye selamlar. İncir olacak da yenmeyecek mi Hocam! :-) Avrupada tane ile satılıyor şu incirler. Tanesi söylemesi ayıp, bidolar. Gurbetçim durur meyve tezgahı önünde, bakar şu memleketinden gelen teker teker kağıda sarılı, içi bal dışı ...