Çok zalimsin
Kalbimi kırdın
Yere attın
Bir de üstüne bastın
Düşmanlığın neydi be
Ben sana ne yaptım
Uzun,karanlık bir yoldayım
Yürüyorum yayan yapıldak
Bir de arkama baktım
Gitmişim ancak iki parmak
Ey güzel Felek, bu sanki iş mi ne
Hesaplar şaşıyor seninle
Bugün şiir yazmak istemiyorum.
(Şehitlerimizi minnetle anıyorum)
Sıra bende
Takla atmak için bekliyorum
Sayın büyüğüm
İstersen bir takla daha
Bir takla daha.
Sabah olmuş
Gün doğmuş
Yorgunum
Bütün gece
Güneşi taşıdım durdum
Sofrayı ben kurdum
On katlı binanın
En üstüne tırmanacağım
Sırtımdaki torbayı taşıyacağım
En üst kata gelince
Oradaki kalasları
Aşağıya indireceğim
Oturup
Bir şeyler anlatıyorsun
Zırıl da zırıl
Ben dinliyor muyum
Dinliyor da anlıyor muyum
Yoksa anlamamazlığa mı
Hey tembel Martı
Şu denizin içine
İki karış dalsana be..
Bak balık orada..
Senin gibi olsa
Karabatak...
Sabah olsa
Kalksak kahvaltı etsek,diyordun
Şimdi de, “Öğle yemeği, ne zaman? ”
Diyorsun..
Bana bak…
Sen bu dünyada
Seni gidi kedi
Hem kıskançsın
Hem de yaman
Senin anan da
Senden duman
Kapıda bekler




-
Melaike Hüseyin
Tüm YorumlarGüzel bir manzara olmuş yine Hocam! Günlük gibi.
Hanımefendiye selamlar. İncir olacak da yenmeyecek mi Hocam! :-) Avrupada tane ile satılıyor şu incirler. Tanesi söylemesi ayıp, bidolar. Gurbetçim durur meyve tezgahı önünde, bakar şu memleketinden gelen teker teker kağıda sarılı, içi bal dışı ...