Nice Yağmurlardan Sonra
Yağmur yağdıkça yağdı boş ormana,bir duman yükseldi
Komşuların ateşlerinden; ziyafet için hazırlık var,
Büyük kanatlarıyla balıkçıl pirinç tarlalarına uçtu gitti
Ağaçların gölgesinde sarı balıkçıl söylemekte şarkılar.
Sabah
Şeftali çiçekleri kızarmış yağmur yağmış da dün gece
Söğütler daha da yeşillenmiş sabahın seherinde
Düşen yaprakları henüz hizmetçiler temizlememiş
Kuşlar şarkı söylemede; konuk uyumakta tepede.
Senin dostun olmak isterim
Ezelden ebede kadar
Bütün tepeler düzleşinceye
Bütün nehirler kuruyuncaya
Bütün ağaçlar çiçek açıncaya
Yazın kar yağıncaya
Mecidiye köprüsünden geçiyoruz, yayan
Yolumuz Viyana illeri
Önümüz Yunan
Ahirimiz Osmanlı..
Edirne’nin ışıkları yanıyor
Kim keşfedecek seni burada
Bu şiirler debdebesinin ortasında
Uzaklaşan ışıklar karanlığında
Azrailin seni astığı yerde..
Saraçlar Caddesinden aşağıya
Sabah sabah Emniyet Yolundan aşağı
Koyverdim kendimi, gittim ileri
Eğitim Fakültesinin orda durdum
Bekçi’ye bizim evin yerini sordum.
Akşamdan kalmayım ya olsun o kadar
Bir gün ölürken elimden tutan
Yaşarken yüzüme gülen bir tek sen oldun
Saçımdan tuttun yerlerde sürüdün
Çağırdım seni. Arkana bakmadan yürüdün.
Irgat mısın,maraba mı, amele mi.Nesin?
Kraliçe Anastasya emretti zayıfla, diye
Anacığım,bu göbek bana dedemden hediye
Kendisi zaptiye nazırıydı Havsa Cumhuriyetinde
Sen nasıl laf edersin bu şanlı geçmişe..
İşte laf olsun beri gelsin
Sakallarım uzuyor
Kim kesecek onları
Kilometrelerce uzun sakallar
Çocuklar peşinden geliyor
Sakallarıma tutunuyorlar
Kilometrelerce çocuklar
Ateşler içindeyim
Cayır cayır yanıyorum
Bulutlar arasında
Döne döne
Seni arıyorum
Ölmüşüz




-
Melaike Hüseyin
Tüm YorumlarGüzel bir manzara olmuş yine Hocam! Günlük gibi.
Hanımefendiye selamlar. İncir olacak da yenmeyecek mi Hocam! :-) Avrupada tane ile satılıyor şu incirler. Tanesi söylemesi ayıp, bidolar. Gurbetçim durur meyve tezgahı önünde, bakar şu memleketinden gelen teker teker kağıda sarılı, içi bal dışı ...