İşte günün ilk ışıkları
İlk taksi geçti sokaktan
İlk öğrenci sırtında çantası
Kapıyı çarptı
Ve Ayşe
Yine tam 8.15’te
Bir güvercin misin sen
Yoksa bir insan mı
Penceremin önünde durup
İçeri gözetleyen
Arada sırada
Guguk guguk deyip
Bir ileti gelmiş
e-posta’da bekliyor…
Eskiden olsa,
Bir “Name”
Posta Kutusunda
Nazlı nazlı sahibini
Sayın kasap amca,
Bana iki kilo et,
Aman yanlış söyledim..
200 gram kıyma ver..
(Deftere yaz olur mu.?)
Babam öyle söyledi..
Bayram gelecek
Babam bana pabuç alacak
Belki palto da alır
Bu kış hiç üşümem..
Evden çıkıp gitsem
Bir otobüse binsem
Bayım, bilet..
-Bilet yok..
Yolculuk nereye?
-Bilmiyorum..
Işık gözlerimi aldı
Romanın ta derinlerine daldım
Ta nerelerdeydim
Şimdi nerede soluk aldım
İstanbul’da
Eski bir pontus evinde
Bugün kötümserim
Kötüyüm kötü
Kim avutacak beni
Boncuk kedim mi
Yoksa Şebboy çiçeklerim mi
Ağlamak istiyorum
Hadi çık yola,
İzmir mi olur, Antalya mı?
Bir otobüsün gizli bir köşesinde
Sağa sola baka baka..
Yol alalım dağlara..
Oradan ovalara
Hadi diyelim öteki yakaya gittik..
Şaşırırlar bizi nereye koyacaklarına
Çok yaramazlıklar yaptık çok…
Pakize’den bir öpücük kaptık,
Ayşe’nin çantasına mektup attık,
Hafize’nin Mushafını biz çaldık.




-
Melaike Hüseyin
Tüm YorumlarGüzel bir manzara olmuş yine Hocam! Günlük gibi.
Hanımefendiye selamlar. İncir olacak da yenmeyecek mi Hocam! :-) Avrupada tane ile satılıyor şu incirler. Tanesi söylemesi ayıp, bidolar. Gurbetçim durur meyve tezgahı önünde, bakar şu memleketinden gelen teker teker kağıda sarılı, içi bal dışı ...