İhtişamlı sarayında yaşardın gündüz gece
Ağzından düşermezdin dinle imanı nazikçe
Saz çalardın yazın kışın da yaylı kemençe
Sen keyfine düşkün adamdın be Şaki abi.
Çok sağlamdı senin yerin depremi iplemezdin
Senden geriye
Yaşlı gözler
Benden geriye
Bir kırık kalp
Bizden ileriye
Bir temiz sayfa
Mazimiz şan şeref dolu derinden izler taşır
Bayrağım dalgalanır ay yıldızla gündüz gece
Sonsuzluk bestesini dinlerken o kadim şehir
Heybetli dik duruşuyla efsunlu bir bilmece.
Surlarında her taşın kahramanlık sayıklar
Anlatamam derdimi tokmak davulla
Davul zurna çalan dostu istemem
Topladım anıları koydum bavula
Efkarlıyım başka sorun istemem.
Mecnun gibi çölde geçse hayatın
Bir güzele vuruldum düştüm derde
Gönül bağım viran tükendim bende
Tükenince umutlarım yüreğim darda
Anlatsam olmaz, anlatmasam olmaz.
Onulmaz derdim, toz duman serde
I
Bâzâr u sükût içre kalub, ambar-ı nân bî-tâb u zâr,
Medrese önünde cem’ olub etdi feryâd aşikâr.
Sığmadı narha ekmek, nâr-ı fukarâ yakdı mülkü dün,
Taleb-i ilm terk olub, suhte elinde seng-i kâr.
Gösteri Başlıyor!
(1)
Beyaz bir sessizlik kapladı alanı,
Sahnede can buldu pandomim yalanı.
Yalanlar gerçeğe çarptı da durdu,
Sessiz bedenler yeni oyun kurdu.
Eriyor duvarlar, değişir mekân,
Yeniden belirdi o paslı lamba.
Yerde duruyor bak o dökülen kan,
Gerek kalmadı hiç başka bir gama.
Paltosu döküldü omzuna yine,
(17)
Durdu tüm adımlar, yönler silindi,
Ne yukarı çıktı, ne alta indi.
İndi bir sessizlik, boşluk kapladı,
İki beden aynı hiçliğe atladı.
Gözlerde başlar aşk
Kirpiklerini kapatma aç
Sağdan bak ışık saç
Soldan selektör çak
Kalbim dört odacıkli benim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!