Kırmızı alarm sinyalleri yırtıyor şehrin dilsiz çeperini,
Sistem, kusmak üzere sokağa o en vahşi, en metalik askerini!
Yukarıda muktedirlerin emriyle havalanıyor avcı dron sürüleri,
Gökyüzünü tarıyor projektörler, arıyorlar o görünmez siber-mülteciyi.
Termal kameralar, yapay zekayla beslenen soğuk ve mekanik gözler,
Alev alev yansın göğüsteki ses!
Dünya can buluyor senin nakışınla!
Zincirleri kırsın her kutsal nefes!
Dağlar sarsılsın muhteşem akışınla!
Gönül burçlarında bayraklar açıl!
İnsan insana bir yüz,
Pencereleri de dar.
Altlı üstlü her duvar,
İnsan insana duvar?
Sır saklayan o duvar,
I.
Ta ezelden beri yanıktır bizim bağrımız,
Cenk meydanında kahramandır asil ırkımız.
Şehit düşse birimiz, ayağa kalkar kırkımız;
Deli doluyuz, birbirimizden yoktur farkımız!
(11)
Gitti o zıtlıklar, tek bir ruh kaldı,
Sahneye yayılan bambaşka bir haldi.
Halden hale geçen bedenler sustu,
Sessizlik o an tüm sesleri yuttu.
Şair ve gölgesi sırtüstü uzanır,
Aynı akıbete kurban ikisi de.
Siyah bir sıvı her an ruhu kuşanır,
Duyulur derinden ölümün sesi de.
Kırık "A" harfini topluyor bu parmak,
Üçüncü Perde: Zamanın Kalbi
Sahne: Dev saat kulesinin en üst katı. Her yer devasa pirinç dişliler, dönen çarklar ve buhar borularıyla doludur. Ortada, tüm şehrin zamanını yöneten devasa bir anahtar deliği parıldamaktadır.
(23)
Kulenin zirvesinde zamanın kalbi çarpar,
Devasa dişlilerle gökyüzünü hep sarar.
Kamera kilitlenir kör yüzüne,
Gözleri bir delik; simsiyah, derin.
Bakamaz şairin soluk gözüne,
Yüreği buzdur ve elleri serin.
Yanağından sızan o kara leke,
İkinci Perde: Zamansız Şehir
Sahne: Tavan arasından çıkan genç adam, kapıyı açtığında kendini modern evinde değil, gökyüzünde devasa dişlilerin döndüğü, hiç bilmediği mekanik bir şehir meydanında bulur. Cebinde sadece az önce kırılan aynanın tek bir cam parçası kalmıştır.
(11)
Kapıyı açtığı an sokaklar sise battı,
Zamanın dişlileri gökyüzünde tur attı.
Karanlık sokakta bir lamba titrer,
Kelimeler yerde can çekişiyor.
Sessizlik odaya korkuyu diker,
Mürekkep tabağa kan akıtıyor.
Sırtından vurulmuş en masum hece,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!